Çok bile durmuş

Ekim 30, 2008

Manisa’da Cumhuriyet coşkusu:

Manisa’da Cumhuriyet resepsiyonu askerin başörtüsü tepkisine sahne oldu. Manisa Belediye Başkanı başörtülü eşiyle salona geldi, askerler salonu terketti.

Sıradan bir vilayette bir iki alt rütbeli subay, astsubay salonu terk etmiş, bu haber değil kardeşim, uyduruk bir vaka. Ha, bedava içkiden yeterince içemeden ayrıldıkları vurgulanıyorsa o haberdir bak. Kaldı ki, beğenmeyen gider, maaşlı memur bunlar, hadlerini bilsinler. Misal ben de bulunduğum ortama askeri bir şahıs gelirse oradan uzaklaşırım, hatta her tür memuru görünce uyuz olurum, eğer ayrılmazsam ağzımdan çıkanı kulağım duymaz, iş kötüye gider.


Budalaca lafları kes

Ekim 30, 2008

Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar, Atatürk Stadyumu’ndaki kutlamada:

“Vatandaşlarımızı özde vatandaş, sözde vatandaş olarak ayıran, devamlı iç ve dış düşman korkusu yaşayan, ülkemizin özel durumu, özel konumu mazeretleri arkasına saklanarak yapılan düzenlemeler, bizi birinci sınıf demokratik ülkeler arasına katamaz”

Sen geçenlerde lüks araba saltanatına ilaveten aldığın Audi Q7′nin hesabını ver, vatandaşı özde, sözde diye ayıran sensin, dua et o gün protokol tribününde değildim, yalaka memurlarıyın arasında mahcup ederdim. Bir de vatandaşa akıl vermek ha, açtırmayın kutuyu, söyletmeyin kötüyü.


Çarpıtmayın

Ekim 30, 2008

Atatürk filminin galasının ardından:

FİLMDEKİ Atatürk’ün sigaralı görüntüleri tartışma yarattı. Meclis Başkanı Toptan, bu sahnenin çıkartılması gerektiğini söyledi. Yönetmen Dündar ise her şeye sadık kalmak istediklerini söyledi.

Atatürk şahane sigara içerdi, bunda ne var, tarihi çarpıtmayın, ağzınızı yüzünüzü çarpıtırım sokağa çıkamazsınız.


Tatildeyim

Ekim 28, 2008

29 Ekim coşkusu vesilesiyle 4-5 gün İstanbul’dayım, güncelleme olmayabilir. İki de bir arayıp neden yazmıyorsun demeyin. Gidin bayram coşkusu yaşayın, zira bu yıl bayram daha anlamlı.


Çok biliyorsun

Ekim 27, 2008

Yerel borsa başkanı:

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Başkanı Aydın Kesen, küresel krizin Türkiye’yi ‘işsizliğin artmasıyla’ etkileyebileceğini söyledi.

Ne müthiş tespit, kırk yıl düşünsem aklımagelmezdi, bu çarpıcı tahminden dolayı başkanı kutlarım. Bunu haber diye geçene de yazıklar olsun.


Ne yüce kabul etmesi

Ekim 27, 2008

Köksal Toptan:

Eğitimi çok yüce kabul eden bir kültürün mensupları, aydınlanma ve kalkınmayı amaç edinmiş bir Cumhuriyetin evlatları olarak bu tür eğitim kurumları bizim için daima önemli olmuştur. Cumhuriyetimiz bu aydınlanma, kalkınma ve çağdaşlaşma özleminin bir ifadesidir. Cumhuriyetimiz akıl, bilim ve fenle çağı yakalamanın, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma idealinin bir ürünüdür

Bir araba söz söylemişsin, külliyen laf ebeliği. Bir şey anlamadım, anlayan varsa beri gelsin. Sırf traş.


En güzel mi

Ekim 27, 2008

Öfke patlaması yaşayan Rizeliler hakkında Rize Valisi:

Öfkelenen Rizeli’ye 3-5 dakika cevap vermezseniz, dünyanın en güzel insanı ile karşılaşırsınız

Dünyanın en güzel insanının iki dakikası birbirine uymayacak öyle mi, ona dense dense manyak denir. Rizeli filan anlamam, asabımı bozarsa elimin tersiyle yapıştırır adamı mum gibi yaparım. Öfke möfke kalmaz. Vali, sen de idarecisi olduğum şehre yalakalık yapacağım diye eğilip bükülme, işini düzgün yap, maaşı hak et.


Coşkuyla

Ekim 27, 2008

Meteoroloji müdürü:

Önümüzde 29 Ekim törenleri var. Havayı parçalı bulutlu görüyoruz. Halkımız törenlere rahatlıkla katılabilir ve coşkuyla kutlayabilir.

Sana ne kardeşim vatandaşın yapacağı işten, ben de İstanbul’da olacağım, ister bayram kutlarım, ister yatar uyurum. Kaldı ki yağışlı olsa vatandaş coşkuyla kutlamayacak mı, lafını bil de konuş.


Kazığa sayın

Ekim 27, 2008

Şen piliç yetkilisi:

Şen Piliç Gıda Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Gürdamar, dünyada yaşanan ekonomik kriz ve maliyetlerin artması nedeniyle fiyatları düşürerek, zararına satış yapmaya devam ettiklerini söyledi.

Geçen ayki kazık fiyatlara sayın, talep artsın yarın gene fiyatı yükseltirsiniz. Öyle vatandaşa hizmet ediyormuş, ucuza tavuk satıyormuş numarasıyla prim yapmaya kalkmayın, hele hele her naneye dünyada yaşanan ekonomik kriz edebiyatıyla başlamayın, bozarım fiyakanızı.


Atma Recep

Ekim 27, 2008

Başbakan bir kasaba toplantısında:

Böyle bir kriz ortamında IMF’nin isteklerine boyun eğerek yarınımızı karanlığa sokamayız

Başıboş kalsanız ne yapacağınız belli, neyse dinleyenlere gaz vermek lazım, sallayabilirsiniz.


Süleyman yazamıyor musun

Ekim 26, 2008

Eskişehir cimbomu dörtlemiş, Youla da gol atmış:

Eskişehirspor’un golcü futbolcu Souleymane Youla, Galatasaray maçından önce yaptığı açıklamada; “Galatasaray’a bir gol atacağım inşallah. İkinci gole de bakacağız” demişti ve dediğini yaptı.

Eğer ‘Souleymane’ bu lafları bu şekilde etmiş, hele ki inşallah dedikten sonra “ikinci gole de bakacağız” demişse, ben de adam değil odunun önde gideniyim. Yazıyı uyduran muhabir, yahut her kimse utanmasa “Soueluyemane her maça final havasında çıktıklarını ilave etti” diye de zırvalayacak. İfrit ederler bunlar adamı.


Kuraklık dümeni

Ekim 26, 2008

Başbakan Erdoğan:

Kırıkkale’de 17 bin 426 çiftçiye 15 trilyon 111 milyar lira kuraklık yardımının ödenmeye hazır olduğunu da söyledi.

Bunların içinde mağdur olmayan da çoktur, önünüze gelene, hak etmeyene, AKP içinde adamı olana para vermeyi kesin. Kim kuraklık mağduru, kim üçkağıtçı iyi bakın. Yetim malı yiyen karşısında beni bulur.


Başka örnek bulamadın mı

Ekim 26, 2008

AKP örnek olmuş:

AK Parti’yi örnek edinen Fas’taki AKP, Türkiye modelinden vazgeçti ve liders Sadeddin Osmani’ni yerine bin Keyran’ı getirdi

Ne modeli be adam, hiç mi aklınız yok, gidip titreyin özünüze dönün. Kendisi himmete muhtaç bir dede, kaldı ki gayrıya himmet ede, AKP’nin kendine hayrı yok, adamların 4-5 sene içinde gözleri döndü, sizden telif hakkı isteyip ‘bizi model almışsınız para verin’ derlerse şaşmam.


Ne yetkilisi

Ekim 26, 2008

Pirinç fiyatı artmış:

Karaman’da kurulu Duru Bulgur’un yetkilileri, birkaç ay önce pirinç fiyatlarında aşırı yükselme olduğunu anımsattı. Baldo pirincin toptan kilo fiyatının yıl içinde 4 YTL’ye kadar çıktığını ifade eden yetkililer, ramazan bayramı öncesinde fiyatların 1,95 YTL’ye kadar gerilediğini söyledi.

Son günlerde pirinç fiyatlarında yeniden artış görüldüğünü belirten yetkililer, “Şu anda baldo pirinç fiyatları 2,90 YTL’ye kadar çıktı. Bu artış ne zamana kadar sürer, kilo fiyatı kaç liraya kadar çıkar bilemiyoruz” dedi.

Bırakın kardeşim boş lafı, ne kadar pimpirikli adam varsa TMO silolarının önüne kuyruk yaptıracaksınız, oynamayın elin fukara emekli, avare adamıyla. Ne kadar çıkar tabii bilemezsiniz, bilseniz stokçuluktan köşeyi dönerdiniz, bu piyasadır, cenabı hakkın izniyle düşer de çıkar da, pirinç pahalanırsa bir süre yemeyiverin, anam babam usulü bulgur pilavına yüklenin, fiyatlar ossaat düşer. Ama sen internette duyduğun her haberin ardından çuvalla pirinç alacağım diye kuyruğa yazılırsan pirinç yerine kazığı da afiyetle yersin. Bu arada pirinç Osmancık’ta olur, Karamanlı adama halt yemek düşer, sen bulgurdan bahsetsen anlarız. Karışma elin pirincine. Herkes işiyle ilgilensin.


Pantolonun kabahati yok

Ekim 26, 2008

Pideci açılışı yapılmış:

Antalya’da pideci açılışına katılan ve fırın önünde hamur açan Banu Alkan’ın masaya oturduğu sırada pantolonu yırtıldı. Afrodit, ceketiyle yırtık bölümü kapatmaya çalıştı.

Kadın, düzgün bir pantolon diktiremedin mi, bak mahcup olmuşsun. Gerçi seni şalvar zor paklar, zavallı pantolon ne yapsın.


Sonra olsa olmaz

Ekim 26, 2008

Bizim hanım:

Şu saksıları balkona çıkar, çatının altını da bugün temizlememiz lazım vs. vs.

Yahu kardeşim mübarek pazar günü bir ense yapamadık, neyse söylenmekle bir yere varılmaz, halledivereyim.


Kadına tavsiye

Ekim 25, 2008

Fethullah Gülen:

Hatta kocası tarafından dövülen kadınlar judo, karate, tekvando kurslarına gitse. Kocası bir tokat vuruyorsa, o da iki tokatla karşılık verse

Kadın ne kadar spor kursu da alsa bu iş riskli, bence kadın kardeşlerini, sülalesini filan toplayıp adama saldırtabilir. Yahut parayla adam tutup kocasını dövdürtebilir. Hocanın fetvasından bu yolun açık olduğunu çıkarıyorum. Hatta fetvayı ben veriyorum, Fethullah hoca fetva verir de benim neyim eksik.


Ne değişti

Ekim 25, 2008

Fenerli futbolcu:

Roberto Carlos: Milan gibiyiz

Ne oldu, sıra takımının birini yenince bülbüle dönmüşsünüz. Sizden Milan değil milangaz olur ancak.


İşim var

Ekim 25, 2008

Bir yorumcu:

Abi bugün yazmamışsın

İşim var, buradan para basmıyoruz. Boşa çıkınca yazarım.


Sanki dinleyeceksin

Ekim 24, 2008

Bir haber:

Borusan Filarmoni Orkestrası NetWork şıklığı ile buluştu.

Ne diyorsun, ne borusu, buluştuysa bize ne, size ne. Gidip dinleyecek misin, yalan, evde lastikli donu çekip yatacaksın akşam.


Acur

Ekim 24, 2008

Biri Fatih Terim ingilizcesiyle dünyayı dolaşan yeni yarışma gurusu Acun’a kızmış:

Pelin Batu, “Ne zaman Türkiye’ye çok ünlü bir şahsiyet gelse ona verilen tepkinin inanılmaz böyle sonradan görme, hatta böyle 3. dünya ülkesi kompleksini yansıttığını düşünüyorum.

Öyledir, bir kasabaya tesadüfen iki bitli turist düşse millet zavallıları maskara eder. Çocuklar çevrelerini sarar söver durur. Zavallı turistler de aval aval sırıtırlar filan.


Ya ne yazacaktı

Ekim 24, 2008

Biri defter imzalamış:

IRAK İslam Yüksek Konseyi Başkanı Ammar El-Hekim, Atatürk’ün Yalova’da yaptırdığı ve günümüzde müze olarak kullanılan Yürüyen Köşk’teki anı defterine Atatürk’le ile ilgili övgü dolu sözler yazdı.

Ya ne yapacaktı, övgü dolu söz söylemeyip küfür mü edecekti? Haber mi bu? Bu haberi yazan çocuğun kulağını çekin, zamanını israf etmesin, beni de meşgul etti bak.


Ayıptır, açın hemen

Ekim 24, 2008

Blogger kapanmış:

Dünyanın en büyük blog sitesi kapatıldı. Şimdi de Blogger!

Biri bu komediyi artık durdursun! YouTube yetmedi, şimdi de Blogger’a erişim yasağı geldi.

Ayıptır, kapatmayın, çoluk çocuk oralarda yazıp bilgi paylaşıyor, içini döküyordu. Yorumcumuz gubidik de mağdur olmuş, Adalet bakanı lafım sana, Ulaştırma bakanı sen de dinle, bu kafayla AKP ancak taş devrine ait bir moloz olduğunu ispatlar. Atatürk, Adnan hoca ise derdiniz tüm interneti kapatmanız şart, siz kafayı gömdünüz Türkiye’den görülmüyor diye başkası görmeyecek mi, millet bir tarafıyla gülüyor bize. Bilgi çağını önlemeye kalkmayın, ağır konuşurum altında kalırsınız.


Sıkacaktın biraz

Ekim 24, 2008

Soner Hoca Siyaset meydanına katılmış:

Soner Hoca olarak bu programı canlı canlı, yerinden izlemek için stüdyoya gittim. Herkes arka sıralara doğru tıklım tıkış doluşmuşken en ön sıradaki(protokol) koltukların bomboş olduğunu, benim için özel olarak ayrıldığını farketmem uzun sürmedi ve hemen yerimi aldım….Ben ve birkaç arkadaşım itiraz için ellerimizi havaya kaldırdık ancak reklam arasında ben tuvalete, benimle benzer fikirlere sahip arkadaşım Alper de Ali Kırca ile kulis yapmaya gidince Ali bey reklamlardan sonra direkt Alper’e söz verdi.

Soner hoca, protokole ayrılan yeri kapmışsın aferin ama söz kapmak için tuvaleti biraz erteleyecektin, azim ve sabır başarı için vazgeçilmez iki unsurdur. Nereden mi biliyorum, ceza olarak okuduğum kişisel gelişim kitabında yazıyordu.


Açıkla adını erkeksen

Ekim 24, 2008

Yerli otomotive kıyakçılık:

Öte yandan adının açıklanmasını istemeyen bir hükümet yetkilisi, otomotiv sektöründe daha önce uygulanan hurda araç indiriminin kötü amaçlı olarak kullanılabildiğini, araçların yenilenmesi durumunda büyük oranda ithal otomobillerin satıldığını kaydederek, “Burada amaç, araç piyasasının canlanması mı yoksa Türkiye’deki otomobil üreticisinin desteklenmesi mi olmalı… Çünkü piyasanın yaklaşık üçte ikisi ithallerden oluşuyor. Piyasa doğrudan teşvik edilince öncelikli olarak ithallere destek verilmiş oluyor. Burada Türkiye’de üretim yapanlara yönelik bir adım atılması gündemde” dedi.

Yerli üreticiyi duyan da hakikaten yerli zannedecek. Honda, Ford, Renault Türk mü karaktersiz herif. Burada amaç bilmem ne diye sallama, amaç vatandaşın ucuz arabaya binmesiyse indirin dünyanın en yüksek ötv dalgasını. Yok amaç yerli kompradoru yemlemekse açık konuş, edebiyatla vatandaşın milliyetçi damarından girmeye kalkma. Kaçın kurrasıyım ben. Sonra sana ne, belki ben Mazda yahut Audi alacağım, hani para mara bulursam, ne diye yerli üretime mahkum olayım.

Ey yerli üreticiden muhtemelen rüşvet almış yolsuzluğa bulaşmış yahut ne dediğinin farkında olmayan hükümet yetkilisi, erkeksen adını açıkla da muhatabımı bileyim. Almıyorum be yerli üretimi, zaten Hondası dahil burada üretti mi biryerinden çalıyor, almışken yabancısını alacaksın. Geçen yeni bir Ford Focus’a bindim, arabanın heryerinden çalmış üçkağıtçılar, tangırdayıp duruyordu. AKP yetkilileri, yerliyi besleyelim derken vatandaşa bir kazık daha sokmayın, adiliğin manası yok.


Niçin eksik

Ekim 24, 2008

Openoffice 3.0 Türkçe çıkmış. Derhal kurdum, lakin Türkçe imla denetimi yok. Zemberek diye birşey varmış, indirdim, çalışmıyor, herhalde 2.x versiyonlarıyla uyumlu. Ey açık kaynak dünyası, tüm bilgisayar beleşçileri adına söylüyorum, yaptığınız işi düzgün yapın, zembereği çalıştırın yoksa kafam kızarsa kötü olur.


Ayakkabı

Ekim 24, 2008

ABD seçimleri:

Cumhuriyetciler, savurganlıkla eleştirilirken, Demokrat Başkan Adayı Barack Obama’nın bu fotoğrafı yayınlandı. Fotoğrafta, Obama’nın her iki ayakkabısının tabanının da epey yıprandığı, ökçelerinin aşındığı gözleniyor.

Ne oldu yani, tutumlu olmak kabahat mi? Başkan olursa ilk maaşıyla düzgün birşey alır.


Neyine uygulasın

Ekim 24, 2008

Sansür uygulanmış mıymış:

Bekir Coşkun’a sansür uygulandı mı?

Yahu bu adamın yazdığı nedir ki sansür uygulansın, toplasan yarım paragraf o da Osman geldi, kıllı ayı gitti, keman çaldım, Pakoya mektup yazdım türü şeyler. Emin Çölaşan ile kıyaslanmasın, gücüme gider.


Başlatma Osman’a

Ekim 24, 2008

Bekir Coşkun:

BEN bu gibi durumlarda Osman’a bakarım.

Bakarım; ekonomi iyi mi, kötü mü?..

Sen daha duruyor musun kardeşim, bırak Osman’ı filan Allah Allah, çek git, sağa sola patronu ispiyonla, yayın müdürünü gammazla, ondan sonra yok Osmanmış, bostanmış salak salak kalem sallıyorsun. Aydın bey, muhasebeye talimat verin, rica ediyorum, asabım bozuluyor.


Tufan bilgilendiriyor

Ekim 24, 2008

Tufan Türenç devam ediyor:

Bu sorulardan Türkiye’yi hiç ama hiç tanımadıkları anlıyor ve onlara ülkemizi tanıtmaya çalışıyordum.

Türkiye neredeydi, (Ortadoğu ülkesi diye biliyorlardı) nasıl bir ülkeydi, insanları beyaz mı, siyah mıydı, giyim kuşamları nasıldı, kadınları çarşaflı, erkekleri fesli miydi, yaşam düzeyleri neydi, ne yerler ne içerlerdi?

Doğrusu Türkiye hakkında bu kadar bilgisiz oluşları canımı sıkmıştı.

Turizm elçisi gibiymişsin, aferin, iyice bilgilendireydin. Yalnız canıyın sıkılmasını anlamadım, ne zannediyordun, herkes Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk, laik demokrasi gibi şeyleri ezbere biliyor diye öğrettiler değil mi ilkokulda. Kim takar Türkiye’yi, bugün bile dünyada kimse Türkiye’nin yerini bilmez, merak da etmez. Mesela ben de Afrika’daki, Asyadaki bir sürü ülkeyi bilmiyorum ama onlar kendini önemli zannediyordur. Neyse, sen bana bakma 20 sene sonra git Amerikalıları biraz daha bilgilendir.