Sanki dinleyeceksin

Ekim 24, 2008

Bir haber:

Borusan Filarmoni Orkestrası NetWork şıklığı ile buluştu.

Ne diyorsun, ne borusu, buluştuysa bize ne, size ne. Gidip dinleyecek misin, yalan, evde lastikli donu çekip yatacaksın akşam.


Acur

Ekim 24, 2008

Biri Fatih Terim ingilizcesiyle dünyayı dolaşan yeni yarışma gurusu Acun’a kızmış:

Pelin Batu, “Ne zaman Türkiye’ye çok ünlü bir şahsiyet gelse ona verilen tepkinin inanılmaz böyle sonradan görme, hatta böyle 3. dünya ülkesi kompleksini yansıttığını düşünüyorum.

Öyledir, bir kasabaya tesadüfen iki bitli turist düşse millet zavallıları maskara eder. Çocuklar çevrelerini sarar söver durur. Zavallı turistler de aval aval sırıtırlar filan.


Ya ne yazacaktı

Ekim 24, 2008

Biri defter imzalamış:

IRAK İslam Yüksek Konseyi Başkanı Ammar El-Hekim, Atatürk’ün Yalova’da yaptırdığı ve günümüzde müze olarak kullanılan Yürüyen Köşk’teki anı defterine Atatürk’le ile ilgili övgü dolu sözler yazdı.

Ya ne yapacaktı, övgü dolu söz söylemeyip küfür mü edecekti? Haber mi bu? Bu haberi yazan çocuğun kulağını çekin, zamanını israf etmesin, beni de meşgul etti bak.


Ayıptır, açın hemen

Ekim 24, 2008

Blogger kapanmış:

Dünyanın en büyük blog sitesi kapatıldı. Şimdi de Blogger!

Biri bu komediyi artık durdursun! YouTube yetmedi, şimdi de Blogger’a erişim yasağı geldi.

Ayıptır, kapatmayın, çoluk çocuk oralarda yazıp bilgi paylaşıyor, içini döküyordu. Yorumcumuz gubidik de mağdur olmuş, Adalet bakanı lafım sana, Ulaştırma bakanı sen de dinle, bu kafayla AKP ancak taş devrine ait bir moloz olduğunu ispatlar. Atatürk, Adnan hoca ise derdiniz tüm interneti kapatmanız şart, siz kafayı gömdünüz Türkiye’den görülmüyor diye başkası görmeyecek mi, millet bir tarafıyla gülüyor bize. Bilgi çağını önlemeye kalkmayın, ağır konuşurum altında kalırsınız.


Sıkacaktın biraz

Ekim 24, 2008

Soner Hoca Siyaset meydanına katılmış:

Soner Hoca olarak bu programı canlı canlı, yerinden izlemek için stüdyoya gittim. Herkes arka sıralara doğru tıklım tıkış doluşmuşken en ön sıradaki(protokol) koltukların bomboş olduğunu, benim için özel olarak ayrıldığını farketmem uzun sürmedi ve hemen yerimi aldım….Ben ve birkaç arkadaşım itiraz için ellerimizi havaya kaldırdık ancak reklam arasında ben tuvalete, benimle benzer fikirlere sahip arkadaşım Alper de Ali Kırca ile kulis yapmaya gidince Ali bey reklamlardan sonra direkt Alper’e söz verdi.

Soner hoca, protokole ayrılan yeri kapmışsın aferin ama söz kapmak için tuvaleti biraz erteleyecektin, azim ve sabır başarı için vazgeçilmez iki unsurdur. Nereden mi biliyorum, ceza olarak okuduğum kişisel gelişim kitabında yazıyordu.


Açıkla adını erkeksen

Ekim 24, 2008

Yerli otomotive kıyakçılık:

Öte yandan adının açıklanmasını istemeyen bir hükümet yetkilisi, otomotiv sektöründe daha önce uygulanan hurda araç indiriminin kötü amaçlı olarak kullanılabildiğini, araçların yenilenmesi durumunda büyük oranda ithal otomobillerin satıldığını kaydederek, “Burada amaç, araç piyasasının canlanması mı yoksa Türkiye’deki otomobil üreticisinin desteklenmesi mi olmalı… Çünkü piyasanın yaklaşık üçte ikisi ithallerden oluşuyor. Piyasa doğrudan teşvik edilince öncelikli olarak ithallere destek verilmiş oluyor. Burada Türkiye’de üretim yapanlara yönelik bir adım atılması gündemde” dedi.

Yerli üreticiyi duyan da hakikaten yerli zannedecek. Honda, Ford, Renault Türk mü karaktersiz herif. Burada amaç bilmem ne diye sallama, amaç vatandaşın ucuz arabaya binmesiyse indirin dünyanın en yüksek ötv dalgasını. Yok amaç yerli kompradoru yemlemekse açık konuş, edebiyatla vatandaşın milliyetçi damarından girmeye kalkma. Kaçın kurrasıyım ben. Sonra sana ne, belki ben Mazda yahut Audi alacağım, hani para mara bulursam, ne diye yerli üretime mahkum olayım.

Ey yerli üreticiden muhtemelen rüşvet almış yolsuzluğa bulaşmış yahut ne dediğinin farkında olmayan hükümet yetkilisi, erkeksen adını açıkla da muhatabımı bileyim. Almıyorum be yerli üretimi, zaten Hondası dahil burada üretti mi biryerinden çalıyor, almışken yabancısını alacaksın. Geçen yeni bir Ford Focus’a bindim, arabanın heryerinden çalmış üçkağıtçılar, tangırdayıp duruyordu. AKP yetkilileri, yerliyi besleyelim derken vatandaşa bir kazık daha sokmayın, adiliğin manası yok.


Niçin eksik

Ekim 24, 2008

Openoffice 3.0 Türkçe çıkmış. Derhal kurdum, lakin Türkçe imla denetimi yok. Zemberek diye birşey varmış, indirdim, çalışmıyor, herhalde 2.x versiyonlarıyla uyumlu. Ey açık kaynak dünyası, tüm bilgisayar beleşçileri adına söylüyorum, yaptığınız işi düzgün yapın, zembereği çalıştırın yoksa kafam kızarsa kötü olur.


Ayakkabı

Ekim 24, 2008

ABD seçimleri:

Cumhuriyetciler, savurganlıkla eleştirilirken, Demokrat Başkan Adayı Barack Obama’nın bu fotoğrafı yayınlandı. Fotoğrafta, Obama’nın her iki ayakkabısının tabanının da epey yıprandığı, ökçelerinin aşındığı gözleniyor.

Ne oldu yani, tutumlu olmak kabahat mi? Başkan olursa ilk maaşıyla düzgün birşey alır.


Neyine uygulasın

Ekim 24, 2008

Sansür uygulanmış mıymış:

Bekir Coşkun’a sansür uygulandı mı?

Yahu bu adamın yazdığı nedir ki sansür uygulansın, toplasan yarım paragraf o da Osman geldi, kıllı ayı gitti, keman çaldım, Pakoya mektup yazdım türü şeyler. Emin Çölaşan ile kıyaslanmasın, gücüme gider.


Başlatma Osman’a

Ekim 24, 2008

Bekir Coşkun:

BEN bu gibi durumlarda Osman’a bakarım.

Bakarım; ekonomi iyi mi, kötü mü?..

Sen daha duruyor musun kardeşim, bırak Osman’ı filan Allah Allah, çek git, sağa sola patronu ispiyonla, yayın müdürünü gammazla, ondan sonra yok Osmanmış, bostanmış salak salak kalem sallıyorsun. Aydın bey, muhasebeye talimat verin, rica ediyorum, asabım bozuluyor.


Tufan bilgilendiriyor

Ekim 24, 2008

Tufan Türenç devam ediyor:

Bu sorulardan Türkiye’yi hiç ama hiç tanımadıkları anlıyor ve onlara ülkemizi tanıtmaya çalışıyordum.

Türkiye neredeydi, (Ortadoğu ülkesi diye biliyorlardı) nasıl bir ülkeydi, insanları beyaz mı, siyah mıydı, giyim kuşamları nasıldı, kadınları çarşaflı, erkekleri fesli miydi, yaşam düzeyleri neydi, ne yerler ne içerlerdi?

Doğrusu Türkiye hakkında bu kadar bilgisiz oluşları canımı sıkmıştı.

Turizm elçisi gibiymişsin, aferin, iyice bilgilendireydin. Yalnız canıyın sıkılmasını anlamadım, ne zannediyordun, herkes Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk, laik demokrasi gibi şeyleri ezbere biliyor diye öğrettiler değil mi ilkokulda. Kim takar Türkiye’yi, bugün bile dünyada kimse Türkiye’nin yerini bilmez, merak da etmez. Mesela ben de Afrika’daki, Asyadaki bir sürü ülkeyi bilmiyorum ama onlar kendini önemli zannediyordur. Neyse, sen bana bakma 20 sene sonra git Amerikalıları biraz daha bilgilendir.


Soru yönelttiler

Ekim 24, 2008

Tufan Türenç:

20 yıl filan önceydi.
Amerika’da bir dost meclisinde sohbet ediyorduk.
Konu doğal olarak Amerika ile Türkiye’ydi.
Amerikalılar, benim gazeteci olduğumu öğrenince merakla Türkiye’nin siyasal, sosyal ve ekonomik durumuyla ilgili sorular yöneltiyorlardı.

Bak sen, ne önemli adammışsın haberimiz yokmuş. Demek sana soru yönelttiler. Cevap olarak “kardeş kusura bakmayın ben gazete parasıyla turistik geziye geldim, en yakın pavyon, kumarhaneyi sevabına gösteriverin” deseydin en mantıklısını yapardın.


Sen işine bak

Ekim 24, 2008

Tufan Türenç:

Obama kazanacak mı???

Sana ne, kazanırsa kazansın, sen işine bak.


Uzay turisti

Ekim 24, 2008

Uzaya turist gitmiş:

Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan dönen Amerikalı uzay turisti Richard Garriott ve 2 Rus kozmonotu taşıyan Rus uzay kapsülü Soyuz, yeryüzüne döndü.

Parası varmış gitmiş, helal olsun. Ben şurdan şuraya gitmeye üşeniyorum, üşenmesem de para yok zaten. Uzayda ne görmüş bilmem ya, “başın göğe mi erdi” sorusu burada anlam kazanmış olabilir.


Güzel Türkçemiz

Ekim 24, 2008

Türkçe kursu başlamış:

Güzel Türkçemizin yabancılara tanıtılması ve yaygınlaştırılması konusunda devletler nezdinde de gelişmeler yaşanıyor. Arap üniversitelerinde daha birkaç yıl öncesine kadar Türkoloji bölümü hiç bulunmuyor veya sadece bir kaç üniversitede bulunuyordu. Ancak 2009 yılına yaklaştığımız şu günlerde sadece Mısır’da bulunan üniversitelerde 5 adet Türkoloji, Suriye’de Halep üniversitesinde Türkoloji bölümü açılmış durumda

Ulan oralarda zaten düne kadar bir sürü adam Türkçe konuşuyordu, Halep, Şam, Mısır neresi, eşşeklik etmeyin. Sen delikanlı olsan, ikide bir Araplara sövmesen, köpeğine “fiyuuvt, Arap gel oğlum” diye seslenmesen adam belki Türkiye’yi daha çok ipleyecek. Ama yok, o baldırı çıplak çöl bedevisi, sen kalem efendisisin. Bir de “güzel türkçemiz” gibi ilkokul klişelerini kullanmayı bırakın, dilin güzeli mi olur, iletişim amaçlı birşey, saçmalamayın.


Hayırlı olsun

Ekim 24, 2008

Turnuva başlamış:

Ülkelerinde şampiyon olan kulüplerin katıldığı Avrupa Şampiyon Kulüpler Şampiyonası (European Club Cup Trophy) Klassis Golf Kulübü’nde başladı.

Katılımcılara başarılar dilerim.


Vatandaşı eşşek yerine koyma

Ekim 24, 2008

Maliye bakanı müjdelemiş:

Vergi borcu olanlara süper haber

Geçici vergiler ve damga vergileri hariç tüm vergi borçlarında yıllık yüzde 3 gibi bir faiz ve 18 aya varan vadeyle ödeme kolaylığı getiriliyor.

Vergisini adam gibi ödeyeni eşşek, keriz, öküz, embesil yerine koyun bakalım, yarın ruzı mahşerde hesabını nasıl vereceksiniz, kabrinizde nasıl rahat uyuyacaksınız. Unakıtan, seni severim, dobra adamsın, Özalvari hareketlerinle gözüme girdin zamanında, ama şimdi uyarıyorum: Bu düzenleme yapılacaksa Defterdarlıklara derhal talimat ver, vergisini zamanında ödeyenlere maddi ödüller verilsin, bir sonraki yıl vergi oranları düşürülsün vs. Hak yemeyin, hak yiyen bok yer demişler, adaletinize dedirtmeyin.


Olabilir

Ekim 24, 2008

Eleştiri var:

Hürriyet PKK’lıları da şehit yaptı

Kimin şehit olduğunu sen de bilemezsin, Allahtan sana çetele mi geliyor şu şehit bu değil diye? Hürriyet de bilemez. 30 bin filan da klişedir, salaklığı bırakın, gündem bu değil, gündem Çorum’daki havuzdur, denize serilen bayraktır. Ulan bu memlekette adam gibi iki haber göremeyecek miyiz be, yarasalar rahatsız edilmedi haberi dışında sevinecek şey yok.


Almayın, Vermeyin

Ekim 24, 2008

Gerekli mi:

Kamuya önümüzdeki yıl içinde 28 bin yeni memur alınacak. Ayrıca çiftçiye de 5,5 milyar YTL’lik destek verilecek.

Memuru fazla yerler var, oradan kaydırıverirsiniz, yenisini almaya gerek var mı? Kamu istihdam piyasasında dengeleri de bozuyor, fazla maaş veriyor, ömür boyu istihdam sağlıyor tuhaf bir bilgi ve yetenek sınavıyla inekleme yeteneği olanı memur yapıyor. Vasıfsız, mesleksiz insanlar sırf kamu bu imkanı sunuyor diye kendilerini geliştirmiyor habire KPSS dersanesine yükleniyor. Yetenekli adam memur olmuyor bu da kötü. Halbuki kamu çalışanı çalışkan, zeki ve çevik olmalı. Bir sürü hımbıl, yatalak dolu ortalık.

AKP’ye sesleniyorum: işsizliğe çözüm devlet memuru alımı değil, emek kanunlarında, vergi kanunlarında girişimci ve çalışan vatandaşın lehine düzenlemelerle olur. O zaman herkesi memur yapın, sosyalist olalım, problem kalmasın. Ha, yarın teker dönmez hale gelince demedi demeyin. Mevcut memurlara çok para veriliyor, kademeli maaş azaltmasına gidilsin, yılda enflasyon oranında eksiltme yapılsın. Bende fikir çok ya, soran olsa.

Çiftçiye de para vermeyin. Verecekseniz bana da verin, ben eşşek miyim.


Maaşı hak etmemişsin

Ekim 24, 2008

Alan Greenspan pişmanmış:

Greenspan, ”piyasa rekabetinin ve serbest piyasaların bir temel taşı kırıldı. Bunun nasıl olduğunu hala tam anlamıyorum” dedi.

Zamanında anlayacaktın, şimdi emekli olunca atıyorsun. Zamanında altın standardını överken ballı memuriyet ve maaş avantajını görünce doğru yoldan saptın, şimdi ‘ne oldu anlayamıyorum’ diye eşşekten düşmüşe dönmüşsün. Gene de hatanı kabul etmeni takdir ettim, bundan sonrasının hesabını öte tarafta verirsin artık.


Hayır

Ekim 24, 2008

Bir yazar:

Hiç düşündünüz mü, Kâbe’nin kapısı yerden neden daha yüksek.

Yoo, düşünmedim. Neden üzerinde kafa yorayım ki. Sana da tavsiye ederim, takma kafana bunları. İşine bak, üretken ol.