Gönderin dekontu

Kasım 29, 2008

Savcı harekete geçmiş:

Yalçınkaya o paranın dekontunu bekliyor

CHP’nin Alman vakıflarında para aldığı iddialarına dair son belge Yargıtayı hareketlendirdi. Başsavcı Yalçınkaya banka dekontları için harekete geçti.

Gönderin kardeşim dekontu, adaleti geciktirmeyin, icabında özel ulak yahut ekspress kargo kullanılsın. Faksla önden gelsin, aslını 5 gün sonra da yollasanız olur, yüce yargıyı oyalamayın.


Sen bilemezsin

Kasım 29, 2008

Petrol fiyatı ne olmalı:

Suudi Arabistan Petrol Bakanı Ali el-Naimi, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü OPEC’in Kahire’deki toplantısında yaptığı açıklamada, 75 doların adil bir fiyat olacağını kaydetti.

Buna sen karar veremezsin, kartel olarak topunuz gelseniz piyasaya gücünüz yetmez. Adil fiyat pazarda belli olur, kafadan atarak fiyat belirlenmez. Misal bana göre de kurbanlık koyun 75 YTL, bir varil petrol de 10 dolar olmalı ama iş öyle yürümüyor.


Borcunu öde

Kasım 29, 2008

6883588Hülya Avşar’ın borcu varmış:

Uzanlar’dan film çekmek için aldığı 300 bin dolar yüzünden iki yıldır TMSF ile başı dertte olan Hülya Avşar, kızkardeşi Helin Avşar’ın sitesi ’guardianturk’ten, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk’e tepkisini dile getirmeye devam ediyor. Hakkını bir yandan mahkemede, bir yandan da yazılarıyla arayan Avşar, “Senin gibi iktidarın arkasına sığınıp başımı örteceğim, benden aldıklarını geri alacağım” dedi.

Kadın saçmalamayı kes, varsa borcunu öde, vatandaşın gündemini meşgul etme. Başına kıçına dedirtme, örteceksen önce kıçını ört, başına gelene kadar daha sırada çok yer var. Kaldı ki Guardiantürk de neymiş, Helin kim, bunlar nasıl olaylar, anlayana helal olsun. Bir de “yazılarıyla” denmiş, ulan sen ne zaman yazar oldun, hayret birşey, duyan da Nobele aday edebiyatçı zannedecek kadını. İpi koparan sanatçı, yazar oluyor, ne ala.

Bir de resme baktım, zaten başını örtmüşsün, demek ki bu iş başı örtmekle olmuyormuş. Elindeki gözlüğü satsan borcun yarısını ödersin, boyununa Mevlana müzesindekiler gibi bir de tespih asmışsın, yakışmamış, deli zannederler mahcup olursun bak, demedi deme sonra.


Bunların kralı sizde

Kasım 29, 2008

Başbakan:

Statükoculuk bizim kitabımızda yer bulamaz. Hukuksuzluk, yolsuzluk, yasakçı anlayışlar bizim anlayışımızda yer bulamaz

Hukuksuzluğun kralı sizde be, savcılar darbeciye ses çıkardı diye işinden oluyor, kaldı ki Şemdinli işini de unutmadık. Anayasa yapacağız diye herşeyi elinize yüzünüze bulaştırdınız. Yolsuzluk desen dizboyu, hele de yasakçı değillermiş. Güldürme öğlen vakti, daha geçen kendin Youtube’a kaçak giriyorum, araştırın siz de girin demiyor muydun? 301. maddeden dolayı daha iki gün evvel bir adamı “biz devlete laf söyletmeyiz” diyerek içeri atmadınız mı? Statükonun emrine girmişsin, bir de meydanı boş bulmuş atıyorsun, yiyen vardır ama bana sökmez.


Ben satarım

Kasım 29, 2008

Başbakan:

Bu millet bir çuval kömüre ve una oyunu satmayacak kadar onurludur.

Geç bu lafı, edebiyatı, oy vermekle onurun ne alakası var, işin başı maddiyattır, lafla karın doymaz. Al buradan söylüyorum, kim 5 fazla verirse oyum onundur. Kuru sıkı atmaktan bıkmadılar.


Bu nedir

Kasım 29, 2008

Doktorlar kavga etmiş:

Uygur, ABD’de aldığı dahiliye uzmanlığının denkliğini onaylatmak için önceki gün Örmeci’nin komisyon başkanı olduğu denklik sınavına girdi. Ancak kendisine mülakatı geçemediği açıklandı. Uygur, sınavı niye kazanamadığını öğrenmek amacıyla gittiği Örmeci’nin Ankara Kızılay’daki muayenehanesinde hademesi ve hemşiresi tarafından dövüldüğünü, Örmeci’nin de seyrettiğini iddia etti. Uygur dudağının patladığı, kaşının yarıldığı, kolunda morluklar meydana geldiğine ilişkin Adli Tıp’tan rapor alırken Örmeci ise, “Muayenehanemi bastı. Hemşiremi ısırdı” dedi.

Ulan koca profesör olmuşsunuz ettiğinize bakın, örnek olması gereken insanlarsınız. Bu arada Örmeci denen adam kesin kabahatlidir, Amerika görmüş doktor beni geçer, rantı kaptırırım diye yolunu kesmeye kalkmış, vandallık yapmıştır. Kaldı ki adamın savunmaya bak, muayenehaneyi bastı demiş, duyan da topla tüfekle geldi zannedecek. Hemşireyi ısırma lafı ise bu adamın çapını gösteriyor. Maaşına bakın ayda 25 Milyardan aşağı alıyorsa adam değilim.


Önce içeri sat

Kasım 29, 2008

Pardus dünyaya açılıyormuş:

TÜBİTAK, ulusal işletim sistemi Pardus projesi kapsamında, küresel ölçekte rekabetçi ürünlerin geliştirilmesi ve pazarlanması için atağa geçti.

Siz önce Türkiye’ye bir açılın da, dünya az daha beklesin bakalım. İki senedir bir Pardus kuramadım, bütçem CD yakmaktan açık verir hale geldi. Diğer taraftan kamu kurumları hala eşşek yüküyle parayı uyduruk işler için Microsofta bayılıyor, tabii Microsoftu kınamıyorum, o da ekmek derdinde, müşteri bulmuş satacak, helal kazanca saygım var. Ancak devlet bir çok yerde sopa zoruyla Pardus kullandırabilir, üniversitelere “maaşınızı ödüyorum, tüm sistemler Pardusa göre ayarlanacak, yoksa hepinizi işten atarım” diyebilir. Kamuda yazılım geliştirenlere sadece windowsa özgü iş yapmamayı dayatabilir.  Ancak bakıyoruz, TÜBİTAK enerjiyi bu işlere harcayacağına dünyayı fethe kalkıyor. Önce eviyin önündeki pisliği temizle be adam, sana ne dünyanın işletim sisteminden, bildiğimiz linux işte.


Dini kullanma

Kasım 28, 2008

cagdasimamEski Sultanahmet Cami imamı:

‘Gusül abdestsiz Baykal’ın adını anmayın’

Niye, bir sürü cenabet adam hergün anıyor ne olmuş ki. Allahın adını bile anabilirsin, Baykal ne oluyor ki anamasın onu eleştirenler? Bana öyle çağdaş imam ayakları yapma, kravat takmayla çağdaş olunmaz, üniforma karaktersiz adamı yüceltmez. Baykal’a yalakalık yap, bu siyasette pay kapmak için ön şarttır, lakin işin içine gusülü, abdesti, ezanı karıştırma, AKP istismar yaparken bir de siz çıkmayın. Resmine baktım, sende de belli belirsiz bir sakal var, metroseksüel imajı yapmışsın, ya adam gibi emekli imama yakışır okkalı bir sakal koy ya da git bir berbere hakiki çağdaşa yakışır sinekkaydı traş ol. Camiyle kilise arasında beynamazlık yapma, ağır konuşur toplumun içine çıkamaz hale getiririm.


Kirli sakalı kes önce

Kasım 28, 2008

aktorBir Aktör beğeniliyormuş.

Son yılların beğenilen oyuncularından Mehmet Akif Alakurt iddialı konuştu: ‘Kara kaşlıyım, kara gözlüyüm, fiziksel olarak iyi durumdayım, yakışıklı yakışıklı bakayım yeter’ demekle bu iş olmaz. Henüz ‘Aktör oldum’ diyemem

Yok bir de deseydin, sen önce git adam gibi bir traş ol, yarım yamalak kirli sakalla, yaka bağır açık gömlekle havalı delikanlı ayağı yapma. Bir iki dizide dikkat ettim, beceriksiz, acemice rol yapıyorsun, git biraz 1970′lerde Cüneyt Arkın nasıl oynuyormuş onu izle, herif Alain Delon’u bakkal çırağına çevirmiş. Sen, Özcan Deniz, Mahsun, adını bilmediğim deli yürek diye bir başka kirli sakal daha filan sıfırsınız, yarma gibi aktör olmaz, kirli sakalla hiç olmaz. Medya da şişirip başımıza bela ediyor, kızdırmayın beni.


Bu ceza mı

Kasım 28, 2008

Hakeme saldırıp tehdit eden Spor Bakanının oğlu ceza almış:

Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun oğlu olan Kastamonuspor Kulübü yöneticisi Hakan Başesgioğlu’na, 21 gün hak mahrumiyeti cezası verdi.

Bu ceza mı, herif hakeme görürsün sana neler ederim, ayağını denk al yollu tehditler savuruyor, sadece 21 gün maç izleyemeyecek, laf mı şu? Bu nasıl adalet, savcılar derhal görevinin başına geçsin, tehdit ve şantajdan soruşturma başlasın, adam da sonrakilere ibret olsun.


Ben demedimmiydi

Kasım 28, 2008

Galatasaray evinde yenilmiş:

Galatasaray, UEFA Kupası 2. tur (B) Grubu 3. hafta maçında sahasında konuk ettiği Metalist’e 1-0 yenildi.

Al işte, Sen Ertuğrul Sağlam’a akıl danışırsan olacağı bu, oh olsun, bir musibet bin nasihatten iyidir diyeceğim ama istidat görmüyorum. Akıl alacağınız adamı iyi seçin, odun gelip odun gitmeyin, yontulun biraz.


Sen podyuma dön

Kasım 27, 2008

Manken beyanat vermiş:

Ünlü manken, eskiye oranla bir takım kavramların değiştiğini, bugün herkesin dilinde artık bir demokrasi olduğunu söyledi. Milliyetçiliğin de herkesin dilinde olduğunun altını çizen Tuğba Özay, “Solcu da, sağcı da ‘milliyetçiyim’ diyor. Geçmişte sağ, sol çatışmaları olmuş. Halbuki bu topraklarda hepimiz kardeşiz. Hepimiz emperyalizme karşıyız. Dış güçlere karşı birlik olmalıyız. Sağcısı da, solcusu da, türbanlısı da, türbansızı da kardeşçe yaşamalı” ifadelerini kullandı.

Git podyumda yürü be, salak salak konuşup benim asabımı bozma, ne anlarsın emperyalizmden, dış güçlerden, önüne gelen uzman kesiliyor hayret birşey.


İmam olsa değişecek mi

Kasım 27, 2008

Tuncay Güney MİT ajanıymış:

Bu hahama güven olur mu? … Eymür hahama sahip çıktı

Haham olmasını niye öne çıkarıyorsunuz, papaz yahut imam olsa ne fark edecek? Yabancı düşmanı mankafalar.


Ne üç kuruşu

Kasım 27, 2008

Sağlık bakanı bıçak parası alınmasın deyince habere 10.48′de yorum yapan Flatron:

Sayın sağlık bakanı 6 senedir asarım keserimle sağlık hizmetleri vermeye çalışıyor.Ama asarım keserim ters teperek halkı sağlığından ediyor.üç kuruş maaşla doktor çalıştırmaya kalkarsan adam bıçak parasıda alır,pansuman parasıda.Öncelikle doktorlarla despotça yaklaşımdan vaz geçmeli .Doktorların ekonomik ve sosyal haklarını doğru dürüst vermelidir….

Üç kuruş mu, ulan bir de alay mı ediyorsun terbiyesiz herif, demek parayı beğenmeyince ameliyat için fukaradan ilave para alırım, yoksa halkı sağlığından ederim demeye getiriyorsun ha, beğenmiyorsan defol git başka iş yap, delikanlıysan bordronu gösterirsin, döner sermaye gelirini beyan edersin. Asabımı bozma, gün gelir mazlumun ahı senden ve o şerefsizliğin başı tabip odasından çıkar. Tabii AKP kafasıyla olmaz bu iş, demir yumruk lazım sizi adam etmek için. Bir de böyle zırlayan memurlar yok mu, iki dakika huzur vermiyorlar adama.


Gülünç olma

Kasım 27, 2008

Bıçak parası yasakmış:

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ‘hoca farkı’ ve ‘bıçak parası’ almanın suç olduğunu belirterek, “Kurallara uymayanların canları yanacak” dedi

Doktorlar da amma gülmüştür ha, senelerdir bu palavraları duyarız, devlet memuru doktora sen imkan verirsen adam deveyi olduğu gibi yutmaya kalkar, bunlarda insaf yoktur. Tıp fakültesi profesörleri filan da öyledir, milletin dini imanı para. Sağlık sistemi müflis, tek yol paracı doktorları ithal doktorla terbiye etmek, açacaksın sınırı yabancı doktora doktor çoğalınca rekabet olacak, fukaranın yüzü gülecek. Böyle kuru tehditle bıçak parasını öneleyemez, kendini gülünç duruma düşürürsün.


Zırlama

Kasım 27, 2008

Bekir Coşkun:

Düne kadar eleştirdiği o din istismarcıları gibi kara çarşaflılara rozet takıp bunu savunabiliyor Baykal ve asıl suçluyu buluyor: “Kravatlılar…”
(…..)
Doğrusu hepimiz şaşkınız…
Ce Ha Pes…
Ce He Pes…

Sen yazmaya devam et, yarın kıllı ayı dediğin vatandaşın biri gelip ağzını burnunu kırdığında da zırlama yalnız. Bu arada kravatlıyı da birşey zannetme, ahmağa kravat takmak onu adam yapmaz. Nitelikli hırsız kravatlıdır, okumakla da eşşeklik ortadan kalkmaz, ilelebet baki kalır. Bu arada sen de ebediyyen öyle kalacak, mal gibi yazılar yazacaksın, kaderin bu.


Ne diyeceksin

Kasım 27, 2008

TBMM eşli davet vermiş:

Toptan, dün kadın milletvekillerinin eşlerini Meclis’te ağırlayarak bir ilke imza attı. Yemeğin en dikkat çekici olayı ise TBMM Başkanlığı’nın son anda fark ettiği Fatma Kurtulan’ın dağda olduğu iddia edilen eşine davetiye gönderilmesi oldu. Davetiyenin, Kurtulan’ın Meclis’teki bürosuna bırakıldığı anlaşıldı. Geçen yıl Fatma Kurtulan’ın 1992’de evlendiği eşi Salman Kurtulan’ın, PKK üyesi olduğu gerekçesiyle 1999’dan beri gıyabi tutuklama kararıyla arandığı ortaya çıkmıştı. Kurtulan, davet konusunda bir yorum yapmak istemediğini belirttti. “Eşinizin gelemeyeceğine ilişkin TBMM Başkanlığı’na bir mazeret bildirdiniz mi?” sorusuna Kurtulan, “Ne diyebilirim ki” yanıtını verdi.

Ne diyeceksin kadın, kocana haber edeydin, düzgün bir kıyafet uydurup gelseydi, davete icabet etmek lazım. Ha, mazeret olarak “birkaç günlüğüne eylemde, affını rica ediyor” dediysen o ayrı iş. Mecliste de karısının, kocasının sayesinde vekil olmuş amma adam var, börek yağmalama uzmanı olmuş millet. Bu arada haber 2008 yılının en ilginç haberi yarışmasında zirveyi zorlar, bana öyle görünüyor.


Trip yapma

Kasım 27, 2008

ozdemirinceÖzdemir İnce diye bir yazarın resmi dikkatimi çekti. Baktım çok bilmiş pozlarda, eli ağzında okuma gözlüğünün üstünden sert bir şekilde ufka bakıyor. Adam gibi mütebessim bir vesikalık koydursana siteye, yok ille hava yapılacak, gözlükle, elle, ağızla entel görüntü verilecek. Bakışla, duruşla bu işler olsaydı trene bakmakla öküzler entel olurdu. Yazdığın keçiboynuzu yazılar yetmediği gibi bir de okura trip mi yapıyorsun, çek elini ağzından, asabımı bozma benim, ben de senin havanı bozarım.


Talebeye bak

Kasım 26, 2008

Kılıçdaroğlu konferans verirken CHP’li gençler kavga etmiş, Kılıçdaroğlu zor kaçmış, millet birbirine kalasla dalmış.

zopa

Hele yiğide hele, kalası nasıl da yüklenmiş, Ulubatlı Hasan surlara hücum ediyor zannedersin. Ulan talebe misiniz, serseri mi densiz herifler, yarım aklınızla memleketi kurtaracaksınız ha. O elindeki kalası alıp civarındaki beyinsizlerle birlikte topunuza iyi bir sopa çekmeli ya, ne çare jandarma duruma el koymuş. Halbuki siz anca kalastan anlarsınız, zira hammaddeniz aynı. Müstehakınız odundur. Bu arada dikkat ettim, tiplerde meymenet de yok, gidin efendi gibi traş olun, ders çalışın, ilim irfan peşinde koşun, hayır, o zor tabii, talebe dediğin ille dövüşecek, itlik edecek.


Ne yapıyorsun

Kasım 26, 2008

İbo birdirbir oynamış:

ibo1

Nabiyorsun kardeşim, yuh yani, ulan pantolonu patlatacaksın haberin yok. Şov dünyası, imparator filan derken eşşeğin kulağına su kaçırdınız, işin bokunu çıkardınız be. Hayret birşey.


Terbiyesiz herif

Kasım 26, 2008

Bakanın oğlu tehdit savurmuş:

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun oğlu Hakan, yöneticiliğini yaptığı Kastamonuspor’un, Gümüşhanespor’a 2-0 yenildiği maçta sahaya inip hakeme tehdit yağdırdı

Kastamonuspor penaltı beklerken, hakem Hasan Küpeli aldatmaya yönelik hareketten dolayı Mevlüt’e ikinci sarı kartı gösterdi. Bunun üzerine ortalık karıştı. Hakemin üstüne saldıran Mevlüt’ü arkadaşları güçbela durdururken, sahaya Asbaşkan Hakan Başesgioğlu da girdi. Gerisini hakem raporundan okuyalım: “57. dakikada 9 numaralı futbolcuyu ihraç kararımdan sonra sahaya giren Hakan Başesgioğlu, üzerime yürüyerek ’Bunun hesabını soracağım. Seni takip ettireceğim. Her adımına baktıracağım’ şeklinde konuşarak hakaret ve tehditlerde bulundu. Bunun üzerine polis ve güvenlik kuvvetleri marifetiyle sahanın dışına çıkartıldı.”

Babayın da bir iş yaptığı yok, sırf traş, lüzumsuz yere bakanlık imtiyazının rantını yiyor, senin gibi serseriler de babasının mevkisiyle ekmek parasına hakemlik yapan adamı takip ettireceğim filan diye tehdit ediyor. AKP yandaşı biri çıkıp şu olayı izah etsin Taksimde inek gibi böğüreceğim. Edepsiz herifler, arpanız fazla geldi azıttınız iyice. Bu arada oh olsun, Gümüşhanespor arkadan bir gol daha atmış, haddinizi bildirmiş. Gümüşhane’deki maçta bu herife taraftar Allah yarattı demeyip iyi bir sopa çekerse ancak o zaman içim rahat edecek. Ha, babasını döverlerse o da güzel olur. Bunlar ailece sopalık.


Ödesinler adam gibi

Kasım 26, 2008

Habere bak:

MEMURA ŞOK KARAR

2009 bütçesi Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Buna göre, ihracatçı ve KOBİ’lere aktarılacak kaynak 3 milyan dolardan 4 milyar çıkacak. Kamuya alınacak memur sayısı yüzde 50 düşürülecek. Emeklilik, ve istifa nedeniyle boşalan kadrolara yüzde 50 yerine yüzde 25 oranında personel alınacak. Memur ve yeşil kart sahipleri SSK ve Bağ-Kurlu’lar gibi, muayene ücretleri için 3-10 YTL katılım payı ödeyecek.

Ne şoku, adalet tesis edilecek, tabii memurluk imtiyazını sürdürmeye çalışan bürokratlar taş koymazsa. SSK’lı, Bağkurlu eşşek mi, memurun ne özelliği var, adam gibi ödesin 3 lirayı. Bedava kabir bulsalar içine girecekler. Bir de kamuya memur alımı niye yüzde 50 düşürülecekmiş, kamuda memur ihtiyacı filan yok, mevcut memurlar görevler arasında kaydırılsın, emeklinin yerine kimse alınmasın, tüm maaşlar eşit iş prensibiyle düşük düzeylerde, çok alanın maaşı azaltılarak yahut zam yapılmayarak eşitlensin, al sana kamu reformu. Beğenmeyen memur da defolsun gitsin, sırada bekleyen milyonlarca adam var. Memuru şımartıp tepeye çıkarmayacaksın, Tanzimat devrinde mi yaşıyoruz kardeşim, neo liberal yönetişim döneminde memurun milletin sırtından indirilmesi esastır. Edebiyle memurluğunu yapana sözüm yok, hatta öper başıma koyarım ama çoğu öyle değil, bir sürü parazit ruhlu karaktersiz tip.


Kız masumdur

Kasım 26, 2008

Zorba babaya infaz:

19 yaşındaki kız, eve sarhoş gelerek sürekli annesi ve kardeşlerini döven babasını, üstüne kızgın yağ döktükten sonra başına sopayla vurup öldürdü..

Evet, bu alçak adamın ettiğine devlet yeter demeyince iş başa düşmüş, görev bilinciyle zorbaya haddini bildirmiş. Hiç üzülme kardeşim, sen kamu vicdanı nezdinde temiz ve üstün bir insansın. Baba, anne, öğretmen, subay, asker, usta, kalfa tüm zorbalarla mücadelenin tek yolu bunlara fiilen müdahale etmektir. Devletin bir şey yaptığı yok, iş başa düşüyor haberiniz olsun.


Şaka mı

Kasım 26, 2008

Ertuğrul Sağlam tüyo vermiş:

UEFA Kupası ön eleme turunda Metalist’e elenen ve görevinden ayrılan Ertuğrul Sağlam’ın Pazartesi sabahı Skibbe’nin evine gittiği öğrenildi. Alman hoca, Sağlam’ı telefonla arayarak “Siz Metalist’i en yakından tanıyanlardansınız. Analizlerinizi benimle paylaşır mısınız?” dedi. [...] Sağlam Skibbe’ye “Koşan, dinamik bir rakip. Agresif bir orta saha ile oynamalısınız. Kontrataklarına dikkat edin. Devic ve Jaja tehlikeli isimleri” uyarısında bulundu.

Yahu sen bu takımdan 4 gol yeyip rezil olmadın mı, dalga mı geçiyorsunuz milletle, ne tüyosu veriyormuş, herif Galatasarayı da yakacak, sen gel bana sor “koşan, dinamik ekip” gibi laf salatası yapmadan akıl veririm, Ertuğrul ne anlar futboldan, siz iyice milleti eşşek yerine koymaya başladınız.


Sen rolünü yap

Kasım 26, 2008

Kadir İnanır tepki göstermiş:

Televizyonların dizi fiyatlarını aşağı çekme isteğine tepki gösteren İnanır ‘Bunlar timsah gözyaşları. Vahşileşince böyle durumlar olur. Bence kapitalizmin küçük oyunlarından bir tanesi’ yorumu yaptı.

KRİZİ fırsat bilenlerin mağdur rolü oynadığını vurgulayan sanatçı şöyle konuştu: Fırsat bu fırsat deyip kapitalizmin işlemi yapılıyor. Fiyat yerine dakikayı düşürsün, fiyatı artırsın. Hep kar amaçlı yapılırsa işler bir ticarethaneye dönüşürse, bu yaşadığımız gerçekler kaçınılmaz olur.

Sen bilmediğin işlere karışma, İpsiz Recep mi olacaksın, ne halt isen rolüyün hakkını ver. İşler hep kar amaçlı yapılır, yoksa senin başrol ücretin ödenemez, zamanında yeşilçamda malı götürürken iyiydi. Tarık Akan ile sol ağız yapıyorsunuz, dikkatimden kaçmıyor, birgün fena konuşacağım haberiniz olsun. Yutmam ben öyle entel ağzını.


Nereye bakarsan bak

Kasım 26, 2008

Fenerin tokatlandığı maçın ardından:

Roberto Carlos: Önümüze bakacağız

Nereye bakarsan bak, rezil oynadınız, haklı bir mağlubiyet aldınız. Bu arada eğer Roberto Carlos Türkçeyi ilerletmiş ve bu lafı demişse ben de önümüzdeki halı saha maçına final havasında çıkmazsam adam değilim. Spor basını, ayağınızı denk alın, elin yabancı futbolcusunun ağzına laf yakıştırmayı bırakın, beyin özürlüsü gibi davranmayın millete.


Aptal herif

Kasım 26, 2008

Muhtar vaşak öldürmüş:

‘Canavar’ı boğarak öldüren muhtar

Sivas’ın Suşehri ilçesinde, nesli tükenmek üzere olan bir Anadolu vaşağıyla karşılaşan mahalle muhtarı, kendisine saldırdığını öne sürdüğü hayvanı, yaşanan boğuşma sırasında boğazından sıkarak öldürdü.

Suşehri ilçesi Çataloluk beldesi Serpinti Mahallesi Muhtarı Hacı Ahmet Tunç, sabah erken saatlerde komşularının gelininin bahçede bir “canavar” olduğunu söylediğini kaydetti. Gidip baktığında hiç görmediği bir hayvanla karşılaştığını ifade eden Tunç, “Zehirlenmiş olabileceğini düşünerek evden süt getirmelerini söyledim. Sevmek için yanına yaklaştığımda birden üzerime atladı. Yarım saat boğuştuktan sonra boğazını sıkarak öldürdüm” diye konuştu.

Bre insafsız adam fukara vaşak sana durduk yerde niye saldırsın, kimbilir ne yaptınız, yazıklar olsun, yarım saat boğuştum diyorsun, yalanın daniskasını atmışsın, canavar herif. Bir de maharet gibi güzelim hayvanla resim çektiriyorsun, yarın mahşerde bunun hesabı senden sorulacak, tabii bakalım çevre bakanlığı bu dünyada tazminat talep edecek mi. Gelinin de tuhaf, her gördüğünü canavar zanneder, adam olmayacak bu köylü milleti. Çoluk çocuk da kedilere, köpeklere işkence yapar, barbarlık yurt sathında yaygın. Geçen sene de bir alçaklar, Allahsızlar güruhu derede kaçmaya çalışan zavallı ayıyı taşlayıp öldürmüşledi. Sakat bir köpeği boynundan telle sürüyüp çöpe atanı daha dünkü hikaye.

Vicdansızlar, inşallah o vaşağın akrabaları gizlice gelip intikam alırlar diyeceğim ama o masum hayvanlarda sendeki canavar ruhu yok, senin cezanı bakanlık versin.


Alakaya maydonoz

Kasım 26, 2008

İlahiyat kitabında evrime destek verilmiş:

Anadolu Üniversitesi’nin Açık öğretim İlahiyat Fakültesi ön lisan programında birinci sınıfta öğrencilere verilen Din Hizmetlerinde İletişim ve Halka İlişkiler kitabında, evrim teorisine destek veren ifadeler yer alıyor.

Kitabın 33’üncü sayfasında geçen şu cümleler çok tartışılacak:“Araştırmalardan öğrenildiğine göre ilk insan vücudunda var olan ses aletini kullanmasını bilmeseydi onu sindirim aygıtının bir parçası gibi doğal olarak da yaşayabilmesi için soluk alma, yemek yeme aracı yerine kullanmaktaydı. Uzun yıllar geçtikten sonra insanlar yalın sesler çıkarmaya ve o seslerle bir çok kavramı anlatmaya başlamıştı.”

Oysa Kur’an’ı Kerim’de Bakara suresi 31, 32, ve 33’üncü ayetlerde Allah’ın Hazreti Adem’e konuşmayı öğrettiği açıkca belirtilmektedir. Bakara Suresi 31. Ayet: “Allah Adem’e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin, dedi. “

Saçmalamayın, bu işin evrimle ne alakası var, bal gibi o ayet evrimcilerin lehine kullanılabilir hatta öylesi daha mantıklıdır, konuşmayı bilemeyen bir yaratığın Ademe dönüşmesi ve kendisine birşeyler öğretilmesinde ne problem var? Evrim karşıtlığı yahut yandaşlığı müslümanın işi değildir, yaratılış Hristiyan teolojisine ait bir konu bizde de öyle Allah heykel yontar gibi Adem’i yarattı durumu yoktur, var diyen göstersin. İlahiyat fakültelerinde evrimi destekleyen müslüman akademisyenler de var ve evrimin pek ala mümkün ve mantıklı olduğu söylenir. Salak salak Adnan hocanın gazına gelmeyin, geçen televizyonda gördüm, bana çok cahil biri gibi göründü, bunda ne buluyor millet bilmem. Bunlar doğruluğu yanlışlığı bilinecek şeyler değil. Yormayın kafanızı bilmediğiniz işlere, mesela ben de yormuyorum.


Kazma dönemi de kapansın

Kasım 26, 2008

Ertuğrul Özkök:

BUNDAN bir buçuk yıl kadar önce gazetecilikle ilgili bir kehanette bulunmuştum.

“Tanrı yazarlar dönemi kapanıyor” demiştim.

Gelişmeler beni haklı çıkardı.

Duyan da Nostradamus zannedecek, kehanette bulunmuş, tamam saçmalıyorsun, orasını anladık da, Tanrıyı bırak sen önce Bekir Coşkun gibi kazmaların döneminden bahset. Asıl dönemi kapanması gereken senin gibi kıvrakların, Bekir gibi hödüklerin dönemi. Sizin döneminiz ise hiç kapanmayacak, ancak odun hakkınızdan gelir, bu da benim kehanetim.


Ne valsi

Kasım 25, 2008

Yalçın Doğan:

Tarihi yanılgıda Baykal’ın ikinci valsi

Bu ne biçim cümle, adam gibi yazı yazamaz mısınız siz, CHP’nin uyduruk bir işi tarihi olmaz, vals de herhalde bir tür dans olsa gerek. Edebiyat parçalamaya alışmışsınız, biri de çıkıp suratınıza çarpmamış paçavra yazınızı, hala kafa ütülüyorsunuz.