Adaylar meydanda:
Bekaroğlu: İstanbul’u karış karış dolaşacağız
Derdin nedir bilmem ya, bir indirimli kart, akbil filan al madem heryeri gezeceksen. Jipe binecek halin yok.
Adaylar meydanda:
Bekaroğlu: İstanbul’u karış karış dolaşacağız
Derdin nedir bilmem ya, bir indirimli kart, akbil filan al madem heryeri gezeceksen. Jipe binecek halin yok.
Aday Kılıçdaroğlu:
‘Başbakan’a sormak istiyorum. Bir işadamı olan Cihan Kamer’in bayiler toplantısına katılmış mı katılmamış mı?’
Yahu ne şaşkın adammışsın be, dün de gördüm elinde bir kağıt parçası, yok şu şahıs yönetim kurulunda asaleten mi, vekaleten mi imza atmış falan filan, Doğan medya kanallarında gezdirip duruyorlardı, bırak bunları artık. Başbakan filanca şahsın bayiler toplantısına katılsa bunu vatandaşın umursayacağını mı zannediyorsun? Baykal bu herife iyi gülüyordur, biraz sivrilince iteleyiverdi İstanbul cangılına, elinde bir iki uyduruk evrak, yırtık bir ayakkabı, hale sebze taşıyan bir kamyonetin üstünde saf saf geziyor.
Bak kardeşim, safsın, şaşkınsın, sana bir akıl vereyim, öncelikle o elindeki telli memur dosyalarını, abuk subuk yolsuzluk zannettiğin kağıtları at. Ayağına düzgün bir ayakkabı giy, adam gibi traş ol, bir kravat bağla, yüzündeki masum çizgi film karakteri gibi görüntüyü yok ettir, gecekondu bölgelerini, tarikatleri ziyaret et, biraz avanta dağıt, vaatte bulun. Nasıl olsa bu vaatleri tutmak zorunda değilsin.
Yoksa böyle elinde imza için evrakla dolaşan odacı gibi gezersen birkaç gün içinde CHP bile “ulan bıktık senin dosyandan elimizdeki üç kuruş oyu da kaybedeceğiz” diyecek, temelli sıfırı çekeceksin.
Tavsiyelerimi dikkate al, bana dua edersin.
Öğretmen bilgileri çalınmış:
Yüzbinlerce öğretmenin okul ile T.C. Kimlik numaralarının da yer aldığı bilgilerin çalınarak ünlü paylaşım sitesi rapidshare’e yüklendiği ortaya çıktı.
Ee, ne var, öğretmenlerle ilgili bilgin olsa ne olacak, lafa bak. Varsın çalsınlar, duyan da mühim birşey sanacak.
Talebe yaralanmış:
Adana’da, lisede okuyan kız öğrenci, okuldan kaçmak isterken okulun bahçe demirleri bacağına saplanınca yaralandı.
Kızını, oğlunu dövmeyen dizini döver, bak demedi demeyin, çocuklar it gibi ipsiz sapsız oluyor, bilhassa lise talebeleri iyice zıvanadan çıkmış. Kravatı çözük, gömleğin yarısı eteğin pantolonun dışında, dayı gibi hareketler, sivilceli ebleh surat, böğürtü gibi konuşmalar filan hiç hayra alamet değil bunlar. Özgürlük, çağdaşlık derken ortaya bir sürü ayyaş, psikopat ve manyak çıkacak haberiniz ola. Ebeveynler, siz de çoluk çocuğa mukayyet olun, olamayacaksanız doğrurup doğrurup ortalığa ne salıveriyorsunuz. Asıl kabahat sorumlu velide.
Nereden çıktı bu Sevgililer Günü?
Evet, lüzumsuzluklara bir yenisi daha eklendi, aynen ben de soruyorum. Kalaslar günü ilan edilse onu da kutlar millet.
Memur haberi:
Sendikalı memurlara baskı iddiası
Memurun sendikada işi neymiş, zaten hiçbir güç memuru yerinden kıpırdatamaz, sendikayla işi ne? Hayret bir vaka.
CHP’den açılım:
CHP, çarşaf açılımı ve her mahalleye Kur’an kursu projesinin ardından Kadiri tarikatının İstanbul’daki liderlerinden Abdül Hafız Aydın’a da parti rozeti taktı.
Tamam kardeşim, anladık din düşmanlığıyla bu işin yürümeyeceğini 60 sene sonra da olsa anladınız, ancak işin suyunu da çıkarmayın. CHP’yi de tekkeye, türbeye çevireceksiniz, bir sürü çağdaş tip eşşekten düşmüş gibi ebleh ebleh gezip duruyor, bu ödünler karşısında gericilerin alaylarına karşılık veremiyor. İşi tarikate kadar indirmeyin, cami, başörtsüsü, kuran edebiyatı kafidir. Fazlası kafa ütülemeye girer.
Müslüman solcuyum diyen Bekaroğlu:
“Başörtülüler ve Jipler düşünebiliyor musunuz? Bir tarafta yanında küçük çocuğu ile otobüs durağında buz gibi havada bekleyen bir anne var, diğer tarafta ise jipiyle son surat yanından geçen başka bir başörtülü. Bunu anlamlandırabiliyor musunuz?” [...]Başörtülülerin jip kullanamayacağını söyleyen Bekaroğlu, şehirde jip kullanmanın insanlıkla uyuşmayacağını da belirtti.
Dingil dingil konuşma, ben her akşam izlediğim magazin haberlerinde bir sürü mini etekli zengin görüyorum, cemse kamyonu gibi jipe binip kameramanların üzerine sürüyorlar. Solculuk adına saçmalamak zorunda değilsin. Fakiri ezen başı kapalı, başı açık, erkek, kadın fark etmez, kaldı ki kadın jipe biniyordur ama birkaç öğrenci de okutuyordur, budala budala genellemeler yapmayın.
Ha, bana sorarsan jipe binmek pek mantıklı değil. Geçen bizim birader almış, bana hava atmak için bindirdi, birşey anlamadım. Yüksek, parkı zor, kalas gibi birşey. O paraya ben olsam yarı fiyatına şık bir araba alır, artan paraya da sigortasıyla bir şoför tutar istihdama katkı yapardım. Gerçi bizim tasarruf uzmanlarına sorsan, parayı faize yatır, yarın yiyemeyecek hale geldiğinde, morukladığında banka hesap cüzdanına bakar bakar iç geçirirsin derler. Bana göre parası olan beğendiği arabaya binsin, isterse kamyonetle, tırla gezsin. Fukarayı, yetimi gözettikten sonra mesele yok.
Fazıl Say beyanat vermiş:
Gazetecilerin “Türban için de bir açıklamanız vardı. Bu fikriniz değişti mi” sorusuna ise Say, “Şimdi siyaset konularına yorum yapamam. Benim yaptığım yorum, duygusal olarak, sanatçı duygusallığı olarak. Zaten 20-30 milyon insanın endişe duyduğu konulardı Türkiye’de” şeklinde yanıt verdi. ‘Endişelerinin devam edip etmediği’nin sorulması üzerine Say, “Şimdi endişelere bile alıştık bu dönemde. O yüzden siyaset sormayın” dedi.
Olmadı piyanist bey, hesap hatası yapıyorsun. Tüm CHP’liler süzme darbeci olmadığına göre gidişattan endişe duyup darbeden medet umacak tuzu kuruların sayısı çoluk çocuğuyla taş çatlasın yüzde 20 olsa, 71 Milyon X 0.20= 14.2 Milyon eder. 71-14.2=56.8 milyon kişi de gidişattan endişe duymayanlardır. Çoğunluk olmak birşey ifade etmez, evet, 14.2 milyonu 56.8 milyona dövdürmemek lazım, anayasal demokrasi azınlığı korur lakin azınlık da “aman koşun silahlı kuvvetler göreve gelsin” eşşekliğini bırakmak durumundadır. Fazıl Say’a gelince, piyanonu çalacaksan çal, kafadan rakam uydurup benim asabımı bozma, zaten bir defa zorla konserine götürdüler, ah ne olaydı Timur elinde Sivas şehrinde bir gariban olaydım diye konserin sonunu zor getirdim. Özgün eser yapacak yeteneğin mevcut değil, sen eskilerden, Mozart’tan filan çal, hırtlığın alemi yok.
“Bayanlar mesaj çılgını mı” denmiş:
Video müzik kanallarında dönen klipler esnasında alt bantta kayan mesajlara hiç dikkat ettiniz mi? Indiana University araştırmacılarından Susan Herring, bu bölümde yer alan ve cinsiyetlere göre ayrılan 1164 mesajı inceledikten sonra, bayan kullanıcıların SMS konusunda ilginç alışkanlıkları olduğunu tespit etti. [...] Araştırmaya göre kadınlar, yazdıkları SMS’in uzunluğunu karakter limitine kadar dayandırmaya özen gösteriyor. Öte yandan, bayanlar erkeklere oranla ilginç kısaltmaları, paragrafları ve anlaşılmaz ifadeleri çok daha fazla kullanıyor.
Cep telefonuyla ne mesaj yazıyorsunuz kardeşim, ben 10 senelik cep telefonu ömrümde 10 mesaj yazdıysam bu da adama arayarak ulaşamamış olmamdandır. Bırakın şu mesaj dangalaklığını, aç telefonu konuş bir diyeceğin varsa, yok sırf lak lak edeceksen milleti meşgul etme. Selaam, naber, nası gidiyoo filan gibi şeyler için insan meşgul edilmez ki birader. Ha, kadınlar bu işte daha salakça hareket ediyormuş, bilim bunu söylemişse üstüne diyecek sözüm yoktur. Enayilik işte, imkan olacak vereceksin kadınına da erkeğine de odunu.
Darbeciler yakalanmış:
Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, hükümetine karşı bir ”askeri komplonun” önlendiğini açıkladı. Chavez, ordu içinde ayaklanmayı teşvik edenlere hükümetin sert bir yanıt vereceğini de söyledi
Evet, darbeci güruh en sert şekilde cezalandırılmalı, misal idam yahut müebbet uygundur. Chavez sosyalisttir, dolayısıyla kazmadır, petrol olmasa otarşi mantığıyla ayvayı dünden yer, misal geçen sene petrol kıymetliyken işi iyiydi, şimdi ne eder bilmem amma velakin halkın tercihidir, kimsenin bu adama itirazı olamaz. Yüce Venezuela milleti yarın beğenmezse reyiyle kendisini değiştirir. Bizde de CHP gibi darbe yandaşlığı yapanlara sözüm budur, darbecilere şakşakçılık, avukatlık edeceğinize delikanlı gibi projelerinizle halkın oyunu alarak iktidara gelmeye bakın, işte o zaman en başta ben yanınızda olurum.
Keşke darbe olsa da nemalansak diyen Kemalist bozması ulusalcı sol güruh aklını başına alsın, işte meydan. Bak CHP de akıllandı “her mahalleye cami”, “çarşaflı da insandır”, “herkese 600 milyon”, “yüksek kalite kömür”, “düşük kalorili makarna” gibi dindar insanları kafalamaya dönük projelere girişti, bu yolda giderse darbeye gerek kalmaz, AKP miadını doldurunca yerine geçiverir.