Sıfır numara

Nisan 29, 2009

Bir numara kim:

Demirel, Ergenekon’un ’1 Numarası’ olduğu söylentilerini hatırlatan gazetecilere, gülümseyerek “Delirmişler” dedi.

Ne bir numarası be, geçenlerde emekli bir general Demirel için ne desek yapıyordu, emrimizi ikiletmiyordu diye alenen konuşuyordu, böyle emir eri gibi bir numara mı olur? Bundan olsa olsa sıfır numara olur, gazeteci takımının zevzekliği işte.


Ne notası

Nisan 29, 2009

Haber:

Azerbaycan’dan Türkiye’ye gaz notası!

Şımarmayın, nota mota adamın asabını bozmayın cenabı hakkın nimet olarak verdiği gaz, petrolü yüce Türk milletine karşı silah olarak kullanmaya kalkarsanız çok acı bir cevap alırsınız, akıllı olun.


Ne zaman gittin

Nisan 24, 2009

Sağlık bakanı Çin’deymiş:

Bakan Akdağ Çin’den ayrıldı

Yahu kaşla göz arasında Çin’e ne zaman gittin de ayrıldın, millet gezip duruyor, Las Vegas, Şangay, oh ne ala, sağlık sistemini inceleyecekmiş ayağıyla cirit atıyorlar. Ayıp be, kriz var, utanın.


Ne etiği

Nisan 24, 2009

Haber:

RTÜK, medya etiği konusunda biliçlendirecek

Önce Zahit Akman ve CHP+AKP üyeleri Las Vegas gezisinin hesabını versinler, bir de millete etik mi öğreteceksiniz densizler. Rezalete bak.


Ne olacaktı

Nisan 24, 2009

Haber:

Erivan’da Türk bayrağı yakıldı

Ne olacaktı, milliyetçi Ermeniler bayrağımızı öpüp başlarına koysalar o zaman haber değeri taşırdı, bununla gündemi meşgul etmeyin.


Takma kafaya şapkadan başka

Nisan 22, 2009

Kafayı bu işlere takan biri:

Demek ki neymiş, “İslâmi Liberâlizm” ol(a)mazmış

Olsa ne olur olmasa ne olur hemşerim, takma kafana bunları, günlük hayat meşgalesi içinde yuvarlan git, ekmeğiyin peşinden koş, derdin ne bilemedik ki.


Yanlış soru

Nisan 22, 2009

İlker Paşa Güneydoğu gezisine çıkmış:

…. Buradan yandaki otoparka giden Orgenenal Başbuğ, karşılaştığı bir sigortacı Ebubekir Tong’la sohbet ederken, “En fazla sigorta hangi alanda yapılıyor?” diye sordu. Ebubekir Tong da “Araç sigortası” karşılığını verdi.

Yahu Tong nasıl bir soyadı, Kürtçe mi Çince mi acaba. Ben Paşa olsam hangi sigorta filan diye laf olsun sorusu soracağıma soyadının manasını öğrenmeye bakardım. Kaldı ki, adam araç sigortası demiş, şu bilgiye sahip olsan ne yazar, misal hayat sigortası dese ne olacak. Halbuki Ebubekir Tong incelemeye değer bir iş.


Bitli devrim

Nisan 22, 2009

Tarım bakanlığı devrim yapıyormuş:

Tarım Bakanlığı’ndan devrim gibi iki karar      
 
 Zirai ilaç satışı ‘reçeteye’ bağlandı. Kiraz bitine, elma kurdu ilacı verilemeyecek; komşu için ilaç alınamayacak… Toprağını analiz ettirmeyene gübre satılmayacak; devlet desteği verilmeyecek!

Devrime bak, ben de toprak reformu yapılacak zannettim, kiraz bitine elma ilacı verilmeyecekmiş. Devrim lafını uyuz uyuz işlerinize alet etmeyin, bitinize de kurdunuza da başlatmayın, Tarım bakanlığından gelecek devrim de şurada dursun, gölge etmeyin yeter. İllallah dedik yahu, lüzumsuz herfiler.


Şov yapmayın

Nisan 22, 2009

Haber:

Türkiye’nin uyarılarına rağmen, Kanada hükümetinin hala 1915 olaylarından “soykırım” olarak bahsetmesi ve hükümet üyelerinin Ermenilerin “soykırım anma” gecesine katılması, Ankara’nın sabrını taşırdı. Türkiye’nin Ottowa Büyükelçisi Rafet Akgünay, “danışmalarda bulunmak üzere” acil koduyla Ankara’ya çağrıldı.  …. Kanada, 1915 olaylarını Parlamentosunda 21 Nisan 2004’de onayladığı bir karar ile resmen “soykırım” olarak tanımıştı.

Kafa mı buluyorsunuz be, sabrı taşmış da, elçiyi çekmiş, bilmem ne, madem o kadar ciddiye alıyorsunuz adamlar 2004 yılında soykırımı resmen tanıdığında efeleneydiniz, hayret birşey. Kanadalılar da kıçlarıyla gülmüştür ucuz ve bayat numaranıza. Geçin bunları da reel gündeme dönün, şov yapıp asabımı bozmayın benim.


Kaypaklık etme

Nisan 20, 2009

Haber:

… Chavez, Mart ayındaki bir konuşmasında yeni başkan Obama için ”zavallı cahil” demiş ve ABD’ye Venezuela büyükelçisinin yakında dönme ihtimalini göz ardı etmişti. Ancak Chavez, zirvede Obama ile el sıkışmış ve ”kendisiyle dost olmak istediğini” belirtip bir de kitap hediye etmişti.

Ne oldu da dönüverdin be ilkesiz adam, zavallı cahile yanaşıp yağcılık ettiğine göre bir derdin var. Tüm dünya sosyalistleri de seni bir halt zannedip yüceltiyorlardı, şimdi ABD uşaklığına başladın ona yanarım. Petrol olmasa sıfırsın, yalaka herif. Obama’nın yerine olsam basardım sana tekmeyi ya, ne çare.


Bilir gibi konuşma

Nisan 20, 2009

Ali Bulaç:

Liberalizmin krizi!

…. Liberal politikaların takip edildiği Amerika’da gelinen noktada piyasaya müdahale etmekten başka seçenek kalmamış görünüyor.

Yahu bilirmiş gibi atıyorsun, hem de üst perdeden, bırak bu ağızları, sen işine odaklan, duyuyorum Fethullah hocanın yerinde gözün varmış, halefidir diyorlar, sana ne liberalizmden filan, bildiğin işle uğraş. Hayret birşey.


Size ne

Nisan 20, 2009

Haber:

Diyanet İşleri Başkanlığı 4. Din Şurası’nda eşcinselliğin hastalık mı yoksa tercih konusu mu olduğunu tartışacak…

Size ne ulan, tıp kongresi mi veriyorsunuz denyo herifler, parayı sıvayacak yer kalmayınca bu işe mi el attınız, gidin camileri kontrol edin, geçen bir köye gittim mübarek ikindi namazı vakti imam ezan sesini teybe bağlamış arabayla gezmeye gidiyordu. İşinize bakın, anlaşıldı sizi kapatmaya kimsenin gücü yetmeyecek bari medyada yer alıp tepemi attırmayın.


Stratejik Ortak

Nisan 17, 2009

Haber:

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya’nın Azerbaycan’ın “stratejik ortağı” olduğunu söyledi.

Ruslar stratejik ortak, Türkiye de şamar oğlanınız öyle ya. Türkiye bu tür adamlarla, Azeri, Ermeni ayak takımıyla muhatap olacağına gidip ağaları Putin ile masaya otursa, kulaklarını çektirse bu kadar zaman kaybetmezdi. Piyonlar, figüranlar, uşaklar yüzünden koca Türkiye devleti rezil oldu be, ayıptır.


Yalana bak

Nisan 17, 2009

Dün nobel ödülünü Haydar Baş’tan çaldığı ileri sürülen Prof. Krugman’ın “Türkiye iflas edecek” dediği Hürriyet vs. gazetelerde boy göstermişti, meğer aslı astarı yokmuş. Haberde demişler ki:

“Yine NTV New York Muhabiri Selim Atalay’dan elde edilen bilgide; Krugman’ın Türkiye’yi bilmediğini genel rakamlar dışında Türkiye hakkında yeterli bilgisi olmadığını ve iflas potansiyeli olan ülkeler arasında Türkiye’yi saymadığını açıklandı.” 

Kriz tellalları nasıl da keyfolmuştu, “ooohh, Türkiye iflas edecek, AKP gidecek şinanay yavrum hopa şinanay” şeklinde göbek atmışlardı. Bırakın memleketin batmasını, Krugman Türkiye diye bir ülke olduğunu yeni duymuş, işe bak. Demek yalan haber yayıp milleti iyice psikopat yapmaya and içtiniz öyle mi, lakin yalanınız suratınıza çarpıldı, eşşek derisinden suratınız kızaracak mı bakalım.


Siz yakın zamana bakın

Nisan 17, 2009

Tahmin:

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürü Mehmet Çağlar, ”Önümüzdeki 2025-2100′e kadar olan dönemde, özellikle kış yağışlarında bir azalma bekliyoruz” dedi.

Siz hele önümüzdeki günleri doğru tahmin edin, 2100′e kim öle kim kala. Palavranın böylesini ilk defa işitiyorum.


Soruya bak

Nisan 17, 2009

Bir yazar başlıkta soruyor:

Özal ne zaman ölmüştü?

Bilmeyecek ne var, git adamın hayat hikayesinde yazıyordur. Böyle makale başlığı mı olur? Ben hemen baktım 1993 yılıymış.


Kürevi muhsin şahsiyet

Nisan 17, 2009

Yusuf Kaplan diye bir yazar:

….Dördüncü ve en önemlisi ise, Fahr-i Kâinât Efendimiz’in, tenzîlî âyet’le tekvînî âyet’i bizatihî hem şahsında, hem de risalet sürecinde buluşturarak, üçüncü alan olarak adlandırdığım ve bizzat medeniyet sürecinin tahakkuk ettirildiği teşbîhî alan’ın nasıl hayata geçirileceğini, dolayısıyla beşerî şuurun nasıl İslâmî bir hayat inşa edeceğini; yani hem münferit müslim şahsiyetin inşa edildiği ve ilâhî şuurun vücut bulduğu (mekke süreci), hem müşterek mümin şahsiyetin inşa edildiği, ilâhî şuurla donanan peygamberî şuurun vücut olduğu (medîne süreci), hem de kürevî muhsin şahsiyetin inşa edildiği / edileceği, ilâhî şuurun vücut oldurttuğu peygamberî şuurla mücehhez olan beşerî şuurun, -vahyin kesildiği, peygamberin olmadığı bir zaman diliminde- vecd hâlinde tahakkuk ettirildiği (medeniyet süreci) bu üç düzlemde zaman-mekân boyutlarının nasıl İslâmîleştirileceğini sadece bilkuvve (tenzîlî âyeti tebliğ etmekle yetinerek) değil, aynı zamanda ve münhasıran da bilfiil (tekvînî âyete dönüştürerek) 23 yıllık bir sürece yayarak teşbîhî / beşerî bir çaba gösterdiği gerçeğinin farkına varılamaması…

Bir kelime anlamadım, ne diyorsun be adam, şunu anlayan varsa sevabına bana da söylesin. Bunlara ne diye yazdırıp para verirler, hayret birşey.


Adilik etmeyin

Nisan 15, 2009

Zaman’dan sinsi haber:

Prof. Dr. Türkan Saylan’ın başkanı olduğu ÇYDD’nin Hıristiyan misyonerliği yaptığı ileri sürülüyor.

Ne var terbiyesiz herifler, Hristiyan misyonerliği yapmak kabahat mi, isteyen istediğini yapar, Türkan Saylan’ın başka bir suçu yoksa -ki olduğunu zannetmiyorum- şu gerekçe bir palavradan ve utanç vesikasından ibarettir. Muhafazakar kesimin yumuşak karnına oynayarak insanları terörize etmeyin, terbiyesiz manyaklar.


Öğretmen, imam

Nisan 13, 2009

Öğretmenler yetmedi bir de bunlar var:

RİZE’ye bağlı Yeni Güzelköy Köyü’nün imamı E. A., Kuran kursuna gelen Oğuzhan Y. adındaki öğrencinin burnunu kırdı.

O oğlanla babası senin gibi şerefsizin ağzını burnunu dağıtmazlarsa buradan atlayıp ben geleceğim bilgin olsun. Devlet memuru zorbalar, alçaklar, din bezirganları. Öğretmeni, imamı fark etmiyor, devlet okulu, camisi, kuran kursu olduktan sonra hepsi bir. Yalnız üniversitelerde neden öğrenci dövülmüyor onu çözebilmiş değilim. Türk devlet üniversitesinde dayak olmaması ilginç bir hadisedir.


Tazminat yetmez

Nisan 13, 2009

İşkenceciler tazminat ödeyecekmiş

Ergenekon tutuklusu eski Polis Şefi Adil Serdar Saçan’ın meslekten ihraç edilmesine neden olan işkence davasında rekor tazminat kararına onay verildi. İşte rekor tazminat! Mahkemenin İçişleri Bakanlığı hakkında verdiği 100 bin liralık tazminat cezası kararı, Danıştay 10. Dairesi tarafından onandı. Faiziyle birlikte 250 bin liraya yaklaşan tazminat suçu işleyen işkenceci polislerden tazmin edilecek.

Demek devletin işkenceciliği, hukuksuzluğu tescillenmiş. Diğer taraftan eskiden bunların cezası yüce milletimizin vergilerinden ödenirdi, şimdi suçlu memura dönülmesi bir gelişme olmuş, güzel, lakin yeterli mi? Hayır, herifler parayı verecek kurtulacak, olur iş değil, bunlara mahkumlara yaptıkları işkencenin aynısı da icra edilmelidir ki toplum olarak oh olsun diyebilelim. Misal geçen de bir polis sokaktaki vatandaşın böğrüne tekme atıp öldürmüştü, 5 yıllık uyduruk bir ceza verildiği kulağıma geldi, halbuki bu adamın böğrüne bir tekme atılıp ardından sağ kalırsa hapse tıkılması daha makuldür. Adalete güvenimiz sağlandığı takdirde, fakir ile zengin, memur ile vatandaş aynı kefede eşit adil muameleye tabi tutulduğunda Türkiye muasır medeniyete nal toplatmazsa adam değilim.


Ne Alpereni

Nisan 13, 2009

Alperenler Rasim Ozan’a saldırmışlar.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün tartışıldığı İskele Sancak’ın bitiminde Kanal 7 binasına giren Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanı Mustafa Kayatuzu’nun saldırısına uğrayan Kütahyalı geceyi hastanede geçirdi.

Demek sırf söz söyledi diye bir adama saldırıyor, bir de kendine Alperen diyorsun öyle mi barbar herif. Alperenmiş, lafa bak. Oğuz Kağan neslinden Ertuğrul Gazi oğlu Osman beyin ve dahi Orhan beyin can dostları Aykut Alp, Gündüz Alp, Konur Alp gibi yiğitlerin, büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan gibi kahraman devlet adamlarının lakabını böyle adi, başıboş, işsiz güçsüz aylak serserilere yamayıp yüce Türk milletinin onuruyla oynamayın. Nizamı alem davası it kopuk takımına kaldıysa işimiz iş. Ergenekon taifesinin tuvalet kağıdı olarak kullanıp kubura attığı zavallılar, aklınızı başınıza alın, titreyin ve kendinize dönün, yoksa yüce Türk adaletinin sopasıyla eşşeğe döneceğiniz gün yakındır.

Ülkücü gençleri Devlet bey zaptetti, buradan kendisine şükranlarımı iletiyorum, lakin BBP gençliği başıboş geziyor, kimi yazar vuruyor, kimi rahip öldürüyor, kimi bomba atıyor, kimi adam dövüyor, birileri bunların ipini çekse iyi olacak. BBP gibi tabansız, halk desteği sıfır Nazi mantıklı oluşumların tez elden icabına bakılmalıdır. Tarihe şeref vermiş, üç kıtada at oynatmış yüce milletimizin kariyeri  bir avuç dangalağın öküzlüğüyle heba edilemez. Sığırlığın alemi yok.


Adam gibi durun

Nisan 13, 2009

emreisirdi

Adam gibi topunuzu oynasanız olmaz değil mi, eşşek herfiler, Aziz ve Adnan Başkanlar size sopa marifetiyle bir ders verse hiç fena olmaz, ülke sporu epey merhale kat eder. Sporcunun zeki, çevik, ahlaklısı denmiş, siz embesillik, hımbıllık ve edepsizlik abidesi oldunuz. Öte yandan sayenizde Sivas çuvalladığı takdirde Beşiktaş malı götürmeye yakın bak o açıdan iyi oldu.


Memurluğunu bil

Nisan 11, 2009

Haber:

Tekirdağ Valisi Nezih Doğan, 3 adet makam aracı bulunmasına rağmen son olarak banka promosyonu ile makam aracı olarak kullanılmak üzere piyasa değeri 113 bin EURO (220 bin lira) olan 2009 model sıfır kilometre lüks cip aldırdı.

Yahu bu banka promosyonu nedir, memurun maaşı hangi bankaya yatıyorsa karşılığındaki promosyon devletin hazinesine intikal etmelidir, ne memura ilave para vereceksin ne de makam arabası aldıracaksın. Vali denen maaşını vergilerinden aldığı milletin baş düşmanına, kamu malı yağmacısına da şunu söyleyeyim, inşallah ruzı mahşerde o arabanla cehennemin en çukur yerine tepetaklak gidersin. Bu memur küstahlığına, saltanatına ses çıkarmayan İçişleri Bakanı ve Başbakan size de yazıklar olsun, fukara milletin bedduası tepenizdedir, bilginiz olsun. Yuh.


Palavra atma

Nisan 11, 2009

Fatih Terim’in bıyığına sövdüğü Tamburacı Obama için yazı ve şiir yazmış:

… 1915′te dünya Türk’e saldırırken dört koldan

Sen yoktun ama

Deden vardı bu dünyada Obama…

Ne anlarsın sen bu işlerden be, 1915 yılında biz Almanlarla birlikte dünyanın dört bir yanına saldırıyor, savaşı kazanırsak nerenin imparatorluğunu alırız hayali kuruyorduk. Birinci dünya harbinde millet durduk yerde mi bize saldırdı, lafa bak. Türk ve Alman ittifakı bize saldıranlardan daha masum değildir. Hep şu ilkokuldan kalma palavralar yüzünden diyeceğim amma palabıyıklı koca adam da aynı şeyi söylüyor. Boş boş atarsan bıyığından başlatırsın, bilgin olsun. Diğer taraftan Obama’nın kofti olduğu doğrudur.


Çıkarımıza bakarız

Nisan 11, 2009

Köşe yazarı Taha Akyol:

Azerbaycan, Ermenistan, hangisi?

Hangisi işimize gelirse tabii, soru mu şu? Azerilerden ne fayda gördük, en kötü zamanımızda ucuz petrol, gaz mı verdiler, anamıza sövmedilerse iyidir, ağladıklarına bakmayın şimdi. Ermeniler de öyledir, bir avuç uşak zihniyetli budala ötüp duruyorlar.  Merhum Özal bunlar için “Kars’ta bir askeri manevra yapalım tanklar yanlışlıkla iki üç mermi düşürüversin sınır ötesine, anında sesleri kesilir” demişti, Allah gani rahmet eylesin. Bana göre ne Azeri ne Ermeniye yüz vermeyeceksin, Azeriler ucuz yahut bedava petrol verirlerse bakarız, Ermeniler de hak talebinden vazgeçsinler düşünürüz diyeceksin. Dış politikada romantiklik olmaz.


Ayının suçu yok

Nisan 11, 2009

Kutup ayıları kadına saldırmış:

Almanya’nın başkenti Berlin’de hayvanat bahçesinde bir mucize yaşandı. Hayvanat bahçesi görevlileri, üç kutup ayısını beslemek için et parçaları attığı sırada, bir kadın ayakkabılarını çıkararak, vahşi hayvanların bulunduğu gölete atladı.

Tam o anda kutup ayılarından biri kadını kolundan yakalayarak ısırmaya başladı. Diğer iki hayvan da yavaşça kadına yaklaşmaya başladı. 32 yaşındaki kadın can havliyle bağırmaya başladı. Kadının imdadına hayvanat bahçesini ziyaret eden kişiler yetişti.

Mübarek hayvan ne yapsın, sen onu asli vatanından kopar kafese kapat, elbette asabı bozulacaktır. Yine de merhametliymiş ki bir hamlede budala kadını kuşbaşına çevirip mideye indirmemiş. Kadın da epey besiliymiş, ben ayı olsam bir hafta idare edecek bu kaynağı kaçırmazdım. Bir de niye ayakkabısını çıkarıp suya girmiş onu anlamadım. Ne tuhaf insanlar var, hayret birşey.


Ödül vermek lazım

Nisan 11, 2009

Haber:

RTÜK, Şener Eruygur’un eşine ait olduğu öne sürülen bir ses kasedini yayınladıkları için 18 TV kanalına uyarı cezası verdi.

Yahu şu RTÜK denen ucubenin bir defa da iyi icraatını görsek. Televizyonlar şahane şekilde çevirilen fırıldakları itiraf eden hanımın sözlerini yüce milletimize ulaştırmışken bunlara devlet töreniyle bir ödül verilmesi gerekmez mi? Zahit Akman bakalım bunu kime yağcılık olsun diye yaptı, bir nalına, bir mıhına, korkak herif.


Anası mı

Nisan 11, 2009

Bir kadın ile Baykal itişmiş:

Mersin Büyükşehir Belediyesi binasına geldiği sırada, Reyhan Kaş adlı bir kadın, CHP lideri Deniz Baykal’ın yakasına yapıştı. CHP liderine önce seslenen Kaş, yanıt alamayınca Baykal’ın yakasından tutarak konuşmak istedi. Bunun üzerine partililerle kadın arasında itişme yaşandı. Baykal da bu sırada kadını boynundan tutarak kendisinden uzaklaştırmaya çalıştı.

Başbakana musallat olan adamın anası olmasın bu kadın? Sayın Baykal’ı epey zorladığına göre muhtemeldir. Yalnız korumalar araya girmese Baykal kadına kafayı koyup ağzını burnunu kıracak gibi duruyor, eh vatandaş da bazen bunu hak etmiyor değil. Nerde bir siyasetçi görsen gidip vukuat çıkarmayacaksın.


Ne karışıyorsun

Nisan 11, 2009

Orhan Kural sigara içenleri uyarınca:

Sigara içenleri uyardı, dayak yedi!

“Çevreci profesör” önce uyardı, sonuç alamayınca fotoğraflarını çekmek istedi ama..

İyi olmuş, vatandaşın eline sağlık, her halta maydonoz olan bu herife haddini bildirmişler. İşe bak, sen bir de vatandaşın fotoğrafını çekmeye kalkarsın ha, oh olsun. Beğenmiyorsan git başka kafeye yahut uyaracağına kafe sahibine söyle.

Şu memlekette sigara içen insanlara edilen zulmü Timur ile Cengiz Han görseler herhalde “yahu ne merhametli adamlarmışız, sigara yasakçılarına bakınca cenneti şimdiden garantiye aldık” derlerdi. Ben hayatında tek sigara kullanmamış bir adam olarak bu zulme isyan ediyorum, kafede sigara yasaklanır mı behey öküz herifler. Orhan Kural, sen de ağlak herifin tekisin, git asabımı bozma benim. İnşallah şu hadiseden dersini almışsındır.


Sıkıysa dışını ölçün

Nisan 11, 2009

Uzayın sınırı belli olmuş:

Kanadalı bilim adamları, uzayın sınırının deniz seviyesinin 118 kilometre yukarısında başladığını hesapladı.

Saçmalamayın kardeşim, dünya gezegeni de uzayın içinde ise nasıl 118 km. ileride başlar? Kaldı ki marifet uzayın dış sınırını keşfedebilmektir, atmosferi ben de ölçerim, iş mi şu? İlim ve fenni maskaralığınıza alet etmeyin, fayda getirmeyen ilimden uzak durun, maaşlarınızı helal yoldan hak etmeye bakın. Ben öyle bilim kutsaldır filan dinlemem adamı mahcup ederim böyle.