Velev ki öyle olsun

Kerinçsiz savunma yapmış:

İlk günkü savunmasında iddianameyi TSK’ya karşı hazırlanmış bir oyun şeklinde yorumlayan Kerinçsiz, dün de bu tavrını sürdürdü. İddianamenin, ‘ordu düşmanlığını en üst seviyeye taşıyan bir utanç belgesi’ olduğunu savundu.

Sana ne kardeşim iddianameden, velev ki öyle olsun, sen kendinle ilgili yere odaklan, sana yöneltilen suça cevap ver. Kabahatin yoksa yüce Türk adaleti seni salıverir, lakin böyle şovlarla madara olma dışında bir yere varamazsın.

8 Yanıt to “Velev ki öyle olsun”

  1. hzhubble Diyor ki:

    Bu dava ile ilgili olarak bizdeki “sürü” psikolojisinin, çakallar gibi ancak bir arada korkutucu olabilme güdüsünün ne kadar etkili olabildiğini de görüyor insan.

    İddianame ya da suçlama ne olursa olsun, yapılan savunma öncelikle çok daha büyük bir gücün parçası olmak ve bunu savunmakla başlıyor. Ordu, millet, devlet vb. Büyük, yekpare ve soyut kavramlar. Öyle bir erimiş ve ermiş ki birey, kendisine -stresabi’nin dediği gibi “şahsına yöneltilmiş” iddialarla ilgili yorum bile yapamıyor. Çünkü aslında bütün içinde ne halt ettiğini kendisi de bilemiyor (erimiş) ve bütün o kadar yüce ki asla aldatmıyor (ermiş).

    Doğu Perinçek de aynı şeyleri yaptı. Hep büyük kavramlar, kalabalık şeyler var savunmalarda. Ama adamın ne düşündüğünü, birey olarak bu işlerle ilgili aldığı sorumluluğu filan görmek mümkün değil.

    Dava ile ilgili en rahatsız edici şeylerden bir tanesi zaten deşifre olanların kullandığı dil. Aidiyet öyle bir noktaya gelmiş ki, adam/kadın gövdesi, saçı, nefesi herşeyi ile devleti giyinmiş gibi konuşuyor. Neyin iyi, neyin kötü olduğuna öyle bir kesin kararlılıkla inanmış ki, savunurken o dilin dışına çıkıldığında resmen afallıyor, sonra başlıyor kurulmuş saat gibi o ifadeler…

    Birey mi bu insanlar?

  2. Bulent Murtezaoglu Diyor ki:

    Hzhubble bey,

    Birlik ve beraberlige en cok muhtac oldugumuz bu gunlerde bireyden bahsetmenin manasi nedir? “Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.” Bunu boyle soylemek yerine ermis filan deyip gericilik, birey filan deyip boluculuk yapmayin. Erimeye bir sey diyemem, eriyip devletle butun olmak iyi bir sey olsa gerek. Siz yine de akilli olun, onu da demeyin.

  3. hzhubble Diyor ki:

    yani diyorsun ki “bir ey desem karşıdaki dağlar yıkılmaz mı?”

    of benim kara köse sakalım.

  4. Ezel Kara Diyor ki:

    artık davalardaki savunmalara da mı karışmaya başladınız.sana ne kardeşim, belki adam mahkum olmak istiyor mu? adamın keyfinin kahyası mısın?

  5. havhav Diyor ki:

    yahu hz hubble bey de nedemek oluyor?? zaten hazret olana birde üstüne bey denirmi hiç??

    “hazreti adem bey” demek gibi bişey yahu! hayret bişeysiniz hakkaten.

  6. tosbağa Diyor ki:

    stres abi bey, geçmişler olsun, yaşar nuri hocanız için pek çok üzüldük vallahi.
    adam uçkuruna yenilmeseydi islam dini adına bayağı güzel şeyler olacaktı. kısmet değilmiş. başka bahara artıkın.

  7. stresabi Diyor ki:

    Uçkur davası ayrı, Yaşar Nuri hoca zaten kafasının yarısına saç ektirdiğinden gidişat belliydi. Karısı da iyi şirretmiş, düşman başına. Diğer yandan bu durum hocanın doğru sözlerine zarar vermez. Hayrettin Karaman yarın böyle bir duruma düşse onun da sözleri değerini kaybetmez.

  8. Bulent Murtezaoglu Diyor ki:

    Havhav bey,

    Ne edelim, buralarin duzenlerini oyle yaptik biz uc bes yorumcu iken. Ben mahlas dagitmiyorum insanlara, belki Hzhubble oylesine bir mahlastir, Hz. Hubble demek degildir, ne bileyim. No bey de diyorum o ayri yazdigi icin mesela. Stresabi tanidik zaten gercek dunyadan.

    Insanlarda lazumsuz bir agresiflik, edepsizlik, terbiyesizlik filan olabiliyor. Mahlasla yazilmasi bunu arttirabiliyor ustelik. Birbirimize mukayyet olma mekanizmalarini olusturacak sayida duzenli yorumcu olsa belki biraz daha iyice sinirlar icinde durulmasini temnin etmek mumkn olacak. O olmadigi icin buralarda bu siz/biz bay/hanim isini biraz da onun icin muhafaza etmeye calisiyoruz herhalde. Yoksa ben de goruyorum ‘Havhav bey’ yazmaktaki garabeti.

    Marzuatim budur.

Yorum Yapın