Damga

Haziran 30, 2009

Bir görüşme yapılmış:

Erdoğan-Başbuğ zirvesine ’lacivert dosyalar’ damgasını vurdu. Başbakan Erdoğan, Başbakanlık Merkez Bina’ya, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’le beraber saat 10.55’te geldi. Her ikisinin de elinde birer lacivert dosya bulunması dikkat çekti. 5 dakika sonra Orgeneral Başbuğ Başbakanlık Merkez Bina’ya geldi. Orgeneral Başbuğ’un yanındaki subayın da elinde mavi dosya vardı.

Hasta mısınız be, dosyanın rengi zirveye damga mı vurur, vatandaşı salak yerine koymayın, uyuzluğun alemi yok. Dosyanın rengi pembe, kırmızı yahut sarı olsa ne olacak, adamlar ciddi görünsün diye koyu renk dosya almıştır, kaldı ki paşanın dosyası lacivert değil mavi, dolayısıyla zirveye damga vuran sadece lacivert dosyalar da değilmiş. “Dikkat çekti” diye zevzeklik yapmanız da dikkatimden kaçmış değil. Bu haberi yapanı yakalayıp kıçına tekmeyle damgayı basacaksın görecek vatandaşın zekasıyla alay etmeyi, densizler.


Okusa bile eşşektir

Haziran 30, 2009

Gardiyan alımı varmış:

3 bin gardiyan alınacak, öncelik üniversitelinin

Cezaevlerindeki işkence iddiaları sebebiyle sıkıntılar yaşayan Türkiye, insan hakları ihlallerini bitirmek için bir dizi uygulamayı devreye soktu.

Şu memleketteki en büyük yanılgı üniversite okuyan birinin adam olacağı palavrasıdır. Yüce ecdadımız ünlü bir özlü sözde “okumak bir ihtimal cahilliği alsa da, şahsın evvelki eşşekliği bakidir” demiştir. Okuyan adamdan niye iyi gardiyan olacakmış, laf. Ortalık üniversitede okuyan ve mezun psikopat, manyak ve odun dolu, yalan mı.


Lobicilik

Haziran 29, 2009

Polisler AB’ye gidecekmiş:

Bakan Atalay’ın talimatıyla polis şefleri , AB ülkelerinde “sözde Ermeni soykırımı”, “Kürt sorunu”, “terör” ve “insan hakları” gibi konularda Türkiye lehine lobi faaliyeti yapacak

Alay mı ediyorsunuz hemşerim, insan hakkı, azınlık hakkı ihlalinin önde gideni bizde, Avrupa’ya ne anlatılacakmış, Hrant, rahip, Jitem olayları kabak gibi ortada. Oldu olacak bir iki AB parlamenterinin böğrüne tekme atıp, ağzını burnunu kırsınlar eksiksiz bir lobi faaliyeti olsun. Hayret birşey.


Sen kendine bak

Haziran 29, 2009

Devlet Bakanı Çağlayan Endonezya’ya akıl vermiş:

Endonezya liberal adımlara devam etmeli [...] Liberalleşme adımlarına devam ettiği sürece Endonezya’nın refahının artacağını kaydeden Bakan Çağlayan, bu konuda Türkiye’nin güzel bir hikayesi olduğunu, vs. vs.

Ne hikayesi be, maval okumayı bırakın, Endonezya’ya liberallik aklı vereceğinize kendiniz petrol fiyatlarındaki denetimi kaldırın, vergi yüküyle vatandaşın belini büktünüz, suçu dağıtıcının, petrol istasyonu esnafının üstüne atıyorsunuz. Endonezya ne halttır bilmem, lakin siz kendi evinizin önünü süpürün, devletçinin kralısınız elaleme liberallik talkını veriyorsunuz.

Ekonomi Türk sitesindeki uzmanlar heyeti de şu adama iki laf etsinler, kulağını biraz büksünler bakalım.


Ödeyin cezayı

Haziran 22, 2009

Futbolcular vergi ödememiş:

Kahramanlara vergi faturası

Dünya üçüncüsü A Milli Takım futbolcularına toplam 23 milyon TL ceza kesildi. 2002’de tarihi bir başarıya imza atan ay yıldızlılar, 368’er bin liralık primin vergisini ödemedikleri gerekçesiyle ağır bir cezayla karşı karşıya kaldılar.

Zevzek gazeteci, bunların neresi kahraman, hatırlatırım o tarihlerde başta Hakan Şükür olmak üzere kendilerine 4X4 cip alınması için ortalığı yıkmışlar, fukara milletin cebindeki meteliğe göz koymuşlardı. Bu açgözlüler demek aldıkları milyarların vergisini ödememişler, millete olan borçlarının üzerine yatmışlar ha, sıkın ümüklerini ki ibreti alem olsunlar. Elin şımarık topçusu için de kahraman gibi sıfatları harcamayın, ağzımı bozdurursunuz. Terbiyesizler.


Adanalı

Haziran 19, 2009

Şimdikine benzer bir transfer hikayesi:

Tarih: 22 Haziran 1974..
Takım; Adana Demirspor..
Oyuncunun ismi ise: Fatih Terim..
Terim o tarihlerde transferin gözdesi..
Kulübü onu ‘’Daha çok para veriyor’’ diye Galatasaray’a satmaya çalışıyor ama onun kararı kesin..
Terim o günler de basına demeç veriyor;
-‘’Beşiktaş’tan başkasına gitmem..’’

Ve her sorulduğunda aynı cevabı veriyor;
-‘’Söz verdim. Beşiktaş’a gideceğim.. Başka  takımda oynamam söz konusu bile olamaz.’’
Sonra..
Sonrası malum..

Vay be, Fatih Terim de zamanında para için az cambazlık yapmamış demek ama profesyonellik icabı olur böyle işler. Asıl daha düşük fiyata Beşiktaşa gitse hayret etmek gerekirdi.


Yeşil adam bulun

Haziran 19, 2009

Haber:

Mars’ta heyecan yaratan buluş. Amerikalı bilim adamları, Mars’ta eski bir gölün tartışmasız kanıtlarını buldu

Ne lüzumsuz adamlar var, milyar sene evvel Mars’ta göl varmış, kime ne bundan? Bizim oralar da evvelden dutlukmuş geyiği gibi birşey. Sen uzaylı yeşil adam bulursan haber et, asıl marifet, heyecan yaratan buluş Marsta yeşil adam bulmaktır. Palavra atıp boşa maaş almayın.


Kongo Marşı

Haziran 19, 2009

Haber:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkçe Olimpiyatları nedeniyle Kayseri’de bulunan Kongo Cumhuriyeti’nden gelen öğrencilerle birlikte İstiklal Marşı okudu.

Yahu elin çocuğuna ne diye İstiklal Marşı okutuyorsunuz, Üsküdar’a giderken filan söylese anlarım, adı üstünde milli marş, bizim çocuğumuz gidip Kongo milli marşı söylüyor mu? Bu Türkçe işi de sulanıp budala milliyetçiliğine dönecek, Fethullah hoca muhiplerine duyurmuş olayım, saçmalamayı bir noktada kesmek lazım.


O da vatandaş

Haziran 19, 2009

Haber:

EMEL SAYIN’I KENE ISIRMIŞ!

Ne var, haber mi şu, Emel Sayın da bir Türk vatandaşı elbette onu da kene ısırabilir. Hep Yozgatlı fukarayı mı ısıracak. O da pantolonunu çorabın içine sokup koli bandıyla kapataydı, ben izliyorum uzmanlar onu tavsiye ediyor. Ayrımcılık yapmayın.


Dedene hürmet et

Haziran 19, 2009

Haber:

CHE’NİN TORUNU HAYVAN HAKLARI İÇİN SOYUNDU

Tüh rezil, dedene layık olacağına edepsizlik ediyorsun ha, müteveffa Che olsa saçlarından sürür, bacaklarını kırardı. Hayvanları koruyacaksan başka yolu yok mu, arlanmaz kadın. Deden emperyalistlere karşı nizamı alem davası içindağda, bayırda, ormanda nice cihatlar yaptı ama sen ona layık olamamışsın, yazıklar olsun.


At mı yarıştıracaksınız

Haziran 19, 2009

Spor haberi:

Portekiz’in Porto takımında forma giyen Fransız defans oyuncusu Aly Cissokho’nun AC Milan’a transferi, dişlerindeki problem nedeniyle tehlikeye girdi.

Kardeşim futbol takımına topçu mu alıyorsunuz ahıra at mı seçiyorsunuz, adamın dişinden size ne, kafası, bacağı, dizi sağlamsa verin parasını mağdur etmeyin emekçiyi. Ha, at gibi koşması lazım diyorsanız orasını bilemem, yine de yanlış yoldasınız.


Nasıl uçacak

Haziran 19, 2009

Haber:

Çin’de bulunan 160 milyon yaşındaki bir dinozorun, kanatlı kuşlar ile dinozorlar arasındaki kayıp halka olabileceği ve kuşların ortaya çıkışının nedenini açıklayabileceği düşünülüyor.

Dinazorla kuş arasında ne alaka var be, koca dinazor nasıl uçacakmış, yolcu uçağı mı bu, salak salak işlerle uğraşmayın. O zaman şimdi boz ayılar da zamanla kanatlanıp kuşa mı dönüşecek, denyo herifler.


Salaklık ve işin doğrusu

Haziran 19, 2009

Emekli bir paşa açıklama yapmış:

Emekli Koramiral Atilla Kıyat, 32.Gün’de asker siyaset ilişkisini ve yazdırıldığı iddia edilen “irticaya karşı eylem planı”nı değerlendirdi.

Kıyat, Türkiye’deki darbe korkusuyla ilgili olarak sivillere seslendi ve içlerinin rahat olmasını istedi. Kıyat, ‘Bu kadar salak insanların darbe yapmaları mümkün değil’ diye konuştu.

Ben bu paşayı askerlik dönemimden bilirim, kafalı adamdır. Hakikaten de doğru tespit etmiş, son iki üç yıldır ortalığı karıştırmaya kalkan sözde ulusalcı takımın bir alay salak olduğunu ben de zamanında az söylemedim. En akıllısı Mustafa Balbay diyeyim siz gerisini anlayın işte. Yalnız paşanın yanıldığı bir nokta var, geçmiş darbelere bakıldığında da darbeyi yapanların hiç de akıllı uslu olduğunu söylemek mümkün değil. Netekim paşa diye dalga geçilen Kenan Evren, cuntacı Madanoğlu filan karikatür gibi adamlar. Lakin adamlar bal gibi darbe yapıp idareyi ele geçirdiler.

Dolayısıyla paşayı şöyle düzeltelim, akıllı adam darbecilik yapmaz, darbeye kalkışmak salakların işidir, orası doğru, lakin halk ve idarecilerin önemli kısmı da en az darbeciler kadar salak olduğundan asıl salaklardan korkacaksın. Tek iyi gelişme tüm kesimlerin yavaş yavaş budalalıktan sıyrılmaya başlaması diyebiliriz.


Bu nasıl memur

Haziran 17, 2009

Otomobil ilanı:

kusursuz…MEMURDAN
CITROEN C5 1.6 HDI
30.000 TL
2006 model / 38540 km

Memurda bu arabanın işi ne yahu, resmen makam arabası gibi birşey, nasıl memurluk anlamadım. Demek ki para memurda, gerisi yalan. Ben de 8-10 liralık birşey bakıyorum, misal 94 model Honda Civic, eşe dosta duyurayım.


Adaleti meşgul etmeyin

Haziran 17, 2009

Haber:

DİYARBAKIR Büyükşehir Belediyesi önündeki alana dikilen çiçeklerin renklerinin terör örgütü PKK’yı simgeleyip örgütün propagandası yapıldığı gerekçesiyle Emniyet Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

Atatürk posterine kafayı takanlar gibi bunlar da var. Savcılığı niye meşgul ediyorsun kardeşim, adamlar PKK sempatizanı olduklarını inkar etmiyor ki, her gün söylüyorlar zaten. Bırakın bu işleri, vatandaşın gündemini değiştirin bıktırdınız, çiçekti, posterdi, resimdi, büstü, rozeti, dağa düşen gölgeydi derken zıvanadan iyice çıkacaksınız haberiniz olsun. Yeter etiğiniz.


Posterin işi ne

Haziran 17, 2009

ataturkresmi

Bir etkinlikte poster krizi çıkmış:

Uşak’ta aile hekimlerinin belirlenmesi için yapılan kura töreninde salona asılan Atatürk posteri törene damgasını vurdu. Atatürk’e benzemeyen poster törene katılanların tepkisini çekti. Atatürkçü Düşünce Derneği, Sağlık Müdürlüğü’nün bu hatasını skandal olarak nitelendirdi.

Bir Allahın kulu da çıkıp uyduruk bir memur atamasında salona ne demeye Atatürk posteri asıyorsunuz, postere bir sürü para dökmenin manası var mı dememiş. Törene katılanın tepkisini çekmiş lafı da külliyen palavra, bir tek ADD mensubu cıngar çıkarmıştır, gerisi ne umursayacak posteri, resmi filan, adam hangi kasabaya doktor olduğunun derdindedir.

Diğer taraftan ben resmi Atatürk’e benzettim, kime göstersen Atatürk olduğunu bilir. Biraz saçları kabartmışlar, Cüneyt Arkın-Ekrem Bora arası bir görüntü oluşmuş o kadar. Kaldı ki, benzese ne olacak, benzemese ne olacak, gariban bir tabelacıya yaptırmışlardır, bu konuya hassasiyet gösteren millet de iyice psikopat oldu, gitsinler bir tımarhanede biraz tedavi olsunlar, bu ne yahu.


Özel poz

Haziran 17, 2009

Haber:

Ayşe Arman’dan çok özel seksi pozlar…

Bu kadın milletin yatağına girip mülakat yapan tuhaf tip değil mi? Hatta gidip çağdaşların sövdüğü Arap memleketi Dubai’den bir de ev almıştı galiba. Demek edepsizliği iyice ele almış, millete orasını burasını göstermeye başlamış. Ha, erkekler bu işe hayır demeyecektir lakin, ar, haya duygusu aşınmayan kaldıysa diye söylüyorum, çağdaşlıktan ödün olarak algılamayın. Tüh sana rezil.


Ne planı

Haziran 17, 2009

Newyork Times gazetesinden:

How to Win a Business Plan Competition

Bırakın dangalak yarışmaları, anlamsız süslü lafları, müteşebbisin önünden çekilin yeter, müteveffa Edison gibi ultra mucit ve girişimciler iş planı yarışmasına mı katıldılar sanki? ABD’de yirminci asırda eski özgürlükçü girişimci ruh devlet eliyle katledilmiştir, böyle öküzlüklerle diriltmeye çalışıyorlar şimdi, eşşeği sürsünler bakalım biraz, Niğde’ye zor yetişirler.


Ne helikopteri

Haziran 17, 2009

Haber:

Türkiye, PKK’yla mücadelesinde kullanılmak üzere, Rusya’dan savaş helikopteri almak için düğmeye bastı.

Bence o düğmeden elini çekse iyi olur, milyonlarca doları helikoptere yatırıp elin distribütörünü, silah tüccarını, yerli komisyoncusunu zengin etmenin alemi yok. PKK helikopterle avlansa ortada şimdiye adam kalmaması lazımdı, palavraya gerek yok. Bunlar rant meselesidir, PKK mücadelesi filan diyerek vatandaşı eşşek yerine koymayın, biz uyumuyoruz.


Doğrusu ne

Haziran 17, 2009

Haber:

Çocuğu oyuncakla susturmak yanlış

Saçmalamayın, oyuncak gibisi var mı, hatta ben açıyorum çocuk çizgifilm kanallarını akşama kadar mum gibi oluyor keratalar. Doğruyu yanlışı sizden mi öğreneceğiz be.


Buluş

Haziran 17, 2009

Tübitak buluş yapmış:

Türkiye’nin bilgi güvenliği, haberleşme ve ileri elektronik alanlarında önde gelen kuruluşlarından olan TÜBİTAK UEKAE’nın geliştirdiği FORENSIC XP-4010D isimli cihaz, her tür belge ve dokümanın sahte olup olmadığını ortaya koyabiliyor. Cihaz ayrıca, belgedeki yazıların hangi sırayla yazıldığını, mühür ve imzanın hangi sırayla atıldığına ilişkin de bilgi verebiliyor.

Buluşa bak, kırtasiyeci, kılkuyruk bürokrasi ülkesine de ancak böyle mühür, imza, paraf kontrolü yapan cihaz yaraşırdı. TÜBİTAK mıdır ne karın ağrısıdır, gidin adam gibi aziz milletimizin yedi düvel önünde başını dik tutacak icatlar yapın, fezaya çıkın, başlatmayın imza, paraf, mühür makinanızın çarkına, devresine, hayret yahu. Pardus saçmalığı bitti şimdi bu başladı.


Adanalı olsa ne olacak

Haziran 13, 2009

Haber:

Tevrat’a Göre Hz.Adem Urfalı

Bırakın saçmalamayı kardeşim, kimbilir kaç bin sene evvel olan iş, kim bilecek. Kaldı ki Urfalı değil Adana yahut Çorumlu olsa ne olacak, adam ölüp gitmiş, siz kendinize bakın, yarın öbür tarafta Hz. Adem Urfalı hemşerilerine kıyak mı geçecek, beleşçiliği bırakın.


Facebook

Haziran 13, 2009

Haber:

Facebook, İslam düşmanlarını attı

İyi etmiş, lakin sadece bunları değil, hristiyanlara, yahudilere düşmanlık eden müslüman siteler, Ermenilere hakaret eden Türk, Türklere hakaret eden Ermeni, Yunan sitelerinin de kapatılması gerekir. Ortalık manyak, psikopat dolu. Adam sanki cenabı Allaha dilekçe verip Türk doğmuş gibi başka kavimlere hakaret etmeyi marifet zannediyor. İnsanlığı öğrenin önce beyinsizler, eşşekler sizden akıllıdır be.


Kıyaslamayın

Haziran 13, 2009

Haber:

Bir Ronaldo kaç bin memura bedel?

Tüm dünyadaki memurları toplasan Ronaldo kadar ilgi çekmez, bırakın bu ağlama edebiyatlarını. Vasıfsız adamlarla Jordan, Ronaldo gibi yıldız oyuncuları kıyaslamayın mahcup olursunuz. “Efendim, bunları da öğretmenler yetiştiriyor ama az para alıyorlar” denirse o zaman o öğretmen işini bıraksın top koştursun derim. Bu adaletsizlik değil ezeli adalettir, zırlamayın.


Rahmetli olaydı

Haziran 12, 2009

Belçika’da başı örtülü bir Türk vekil seçilince bir yazar:

Bu hanıma haddini kim bildirecek?

Bunu bilmeyecek ne var, rahmetli Ecevit ve anaokulu talebesi gibi el ele tutuşup TBMM kürsüsü önünde siper olan tayyör etekli çağdaş kadın milletvekilleri olaydı Belçika’ya bir seferi hümayun düzenlerlerdi. Lakin şimdi bayrağı devralan CHP’den ümidim yok, adamlar gidip çarşaflıya nal gibi CHP amblemi takıp laiklik, çağdaşlık bayrağını yerde sürüdüler. Belki de görev başörtüsü namusumuzdur diye geyik yapıp işi eline yüzüne bulaştıran ve “onlar da peruk taksın” diyen başbakana düşer, kimbilir, sayın yazar.


Terfi etirin

Haziran 12, 2009

Kürtçe konuşanlara suç duyurusu yapılmış:

Seçim kampanyasında Kürtçe konuştukları için haklarında suç duyurusunda bulunulan üç DTP’li hakkında, Digor Cumhuriyet Savcısı ilginç bir karar verdi.

TRT Şeş’in Kürtçe yayınını, üst düzey devlet yetkililerinin Kürtçe konuşmalarını dayanak gösteren savcı, “Türkçe’den başka dil kullanılması yasaktır’ maddesi hükümsüzdür” gerekçesiyle, DTP’liler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Bravo, işte yüce Türk adaleti böyle çalışmalı. Orhan Pamuk kitabını toplatıp yakan Hitler tohumu kaymakamlardan sonra şu adama derhal terfi, zam, yeni makam arabası ve ilave ücretli izin verilmeli. Şamarı ne çakmış ama, başbakan çıkıp kürtçe mesaj verecek, televizyon açılacak, bir sürü yılışıklık olacak, gerçek Kürt çıkıp konuşunca dava açılacak öyle mi, helal sana hakiki hukuk adamı, tokadıyın sesi Yemen’den işitilmiştir, berhüdar ol.


Müşahade

Haziran 12, 2009

Kaddafi İtalya’daymış:

… Berlusconi ise “Ömer Muhtar fotoğraflı” şovuyla kendisini zor durumda bırakan, hatta “boynum tutuk” mazeretine rağmen kendisini karşılamasını şart koşan Albay Kaddafi’de “derin bir bilgelik” müşahede ettiğini söyledi.

Şu gazın petrolün hikmetine bak, boynu tutulmuş başbakana çadır sirki palyaçosu kılıklı bir diktatörün önünde iki büklüm olup derin bilgelikler keşfetiriyor. Bilgelik diye edebiyat yapma, ucuz gaz, petrol gelecek yerden yalakalık esirgenmez, de ki işin gerçeği ortaya çıksın. Benim arazimde petrol çıksa kimbilir bende de ne cevherler keşfederler, lakin talihim yok.